tag:blogger.com,1999:blog-154151202008-05-21T00:29:16.047+03:00sandaletliseyyah>borabilginssbbnoreply@blogger.comBlogger37125tag:blogger.com,1999:blog-15415120.post-65269019940151798902008-05-01T22:37:00.010+03:002008-05-08T01:17:09.102+03:00<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5195089629261427394"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBiqfjhxcsI/AAAAAAAAGHs/5gNxxeyWLEA/s400/DSC06458.JPG" /> </a><br /><span style="font-size:180%;"><span style="font-family:arial;">HİNDİSTAN-KERALA III</span></span><br /><span style="font-size:180%;"><span style="font-family:arial;">Alappuzha(Aleppey)</span></span><br /><br /><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowscriptaccess="always" bgcolor="#33CC00" id="radioblog_player_0" flashvars="id=0&amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=2wLzRmb192cvc2bsJmLvlGZhJ3LyZmLlVmcm5CdzVWdxVGdhRXarFWe/Ravi%2520Shankar%2520-%2520Sitar%2520Jam%25202.rbs&amp;colors=body:#33CC00;border:#FFCC00;button:#FFFF00;player_text:#FFFF66;playlist_text:#666666;" height="23" width="180"></embed><span style="color: rgb(255, 102, 0);font-size:130%;" ><span style="font-style: italic;font-family:courier new;" ><br />Özet: Plajda yüzdük, şimdi tekne turuna gidiyoruz</span></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBogcjhxc_I/AAAAAAAAGLM/xCTXrQurWWk/s1600-h/DSC06797.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBogcjhxc_I/AAAAAAAAGLM/xCTXrQurWWk/s400/DSC06797.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195500795070608370" border="0" /></a><br />Varkala'dan bindiğimiz trenden Kollam’da inince hemen bir rikşaya atlayıp Boat Jetty denen iskeleye gittik.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194770667810155618"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeIZjhxbGI/AAAAAAAAF6A/XMWtjnA4z2A/s400/DSC05750.JPG" /></a><br />Şehirde öğlen saatleri olmasına karşın bütün dükkanlar kapalı. Varkala'da inanmayıp rikşacıyla kavga ettiğim bu grev işi ciddi galiba.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194770564730940498"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeITjhxbFI/AAAAAAAAF54/Jig5pATRo8A/s400/DSC05742.JPG" /></a><br />Jetty’de otobüs yazıhanesi gibi bir sürü Houseboat acentası var. Biz ilk önce en büyüğüne girdik. Dükkanın sahibi Ajay pek muhabbetliydi, bize bir sürü opsiyon sundu. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194770684990024818"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeIajhxbHI/AAAAAAAAF6I/Ki0e1fLP7VI/s400/DSC05755.JPG" /></a><br />En ilginci bu gece iskeledeki bungalowlarında yatıp ertesi sabah 8 saatlik feribot yolculuğu ile Aleppey kentine geçmek, orada da yine acentasına ait bungalowlarda bir gece geçirip sabah houseboat ile 24 saatlik tura çıkmaktı (iki kişilik paket 7000 rupi, yaklaşık 175 USD). Bir de yarın sabah iki odalı bir tekne ile iki günlük tura çıkacak iki İngiliz kızla aynı tekneyi paylaşma teklifi vardı(2 gece 6750 r).<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771921940606450"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeJijhxbfI/AAAAAAAAF9M/dFU2LdUISAQ/s400/DSC06108.JPG" /></a><br />Bungalowlarda yemek yiyen kızlarla tanıştık, pek sünepelerdi, olmaz dedik.<br />Kolam ve Aleppey kentleri büyük bir gölün kuzey ve güney uçlarında yeralıyor. İkisinden de Houseboat turları yapılıyor, ama esas merkez Aleppey.<br />İngiliz kızlar fazla tekne olmadığı için kanallar daha tenha olur diye Kollam’ı tercih etmişler.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771909055704546"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeJhzhxbeI/AAAAAAAAF9A/UnadLbTkht0/s400/DSC06077.JPG" /></a> Diğer acenteleri de dolaştık, 24 saatlik tur için biri 5500, biri 4500 istedi, fiyata buradan Aleppey’e otobüsle transfer de dahilmiş. Tekneyi görmeden buradan para vermek pek aklıma yatmadığından, bir de Ajay’in teklifi ile Kollam’da kalsak her yer kapalı olduğundan yapacak hiçbir şey olmadığından istasyona dönüp trenle Aleppey’e devam etmeye karar verdik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194770410112117826"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeIKjhxbEI/AAAAAAAAF5w/KFM--s19n1s/s400/DSC05730.JPG" /></a><br />Ajay kendisinden bilet almayacağımızı söylediğimde süper tüccar havası ile hiç üzülmediğini, zira hayır kelimesinin yeni olasılıklar anlamına geldiğini söyledi. ( No problem sir, NO means “new opportunities” dedi).<br />Ajay’e grevin nedenini sordum, benzinin litresinin 45 rupiden 47 rupiye çıkması imiş!<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194778969981939858"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeP8zhxcJI/AAAAAAAAGCk/UX0GhElqaVI/s400/DSC06562.JPG" /></a> Bu Keralalılar Türlkiye’de yaşasalar benzin zamlarına halk isyanı çıkarırlardı herhalde. Geldiğimiz rikşa ile istasyona döndük (20 r), Alllepey için ilk trene bilet aldık (2x66r).<br />Trenin kalkmasına 1.5 saat olduğundan şehirde gördüğümüz tek açık yer olan istasyonun karşısındaki Railview Otelin restoranına girdik. Kerala usulü tavuk ve beef noodle söyledik. Lokanta çizi reklamlarındaki gibi, şef garson dut gibi sarhoş, kısıtlı zekalı komi de bahşiş almak için ikidebir masadaki suyu alıyor yenisini koyuyor, peçeteyi değiştiriyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194770736529632402"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeIdjhxbJI/AAAAAAAAF6Y/wbw6SxVf2Gs/s400/DSC05760.JPG" /></a> En son tatlı isteyince tabakta kürdanların atında rezene şekeri getirdiler. Rezeneler kişniş gibi beyaz şekerle kaplanmış, hoşuma gitti.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBob3Dhxc-I/AAAAAAAAGLA/4xPnnI2Kv2w/s1600-h/DSC05763.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBob3Dhxc-I/AAAAAAAAGLA/4xPnnI2Kv2w/s400/DSC05763.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195495752779002850" border="0" /></a><br />Restoranda bizden başka orta yaşlı bir çift daha vardı. Floransa’da organik çiftçilik yapıyorlarmış. "Nedir Hindistan'da durum?" diye sorduk.<br />Feciymiş, çok ilaç kullanıyorlarmış. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194770706464861314"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeIbzhxbII/AAAAAAAAF6Q/bMjdRcCyegw/s400/DSC05758.JPG" /></a>Onlar da Kerala’yı Kuzey’den Güney’e katettiklerinden karşılıklı deneyimlerimizi paylaştık. Gokarna'da Kudli Beach diye bir plaj tavsiye ettiler. Gecelik oda 75 rupiymiş ama plaja vasıta yokmuş, biraz yürümek gerekiyormuş.<br />Tren vaktinde geldi ama yolda epey rötar yaptı,<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194770805249109186"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeIhjhxbMI/AAAAAAAAF6w/hd-qIKQ_tsQ/s400/DSC05822.JPG" /></a><br />Tren boş olunca yolda uyudum. Hava kararmak üzereyken Aleppey’e (Alappuzha) vardık. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194770951277997282"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeIqDhxbOI/AAAAAAAAF7A/J4B6GMCI36w/s400/DSC05869.JPG" /></a>Tren istasyonu şehrin epey dışındaymış. Rikşacı jetty’e gitmek istiyoruz dememize rağmen bizi önce fransız bir kızın işlettiği ev pansiyonuna, sonra tur da satan yarı resmi bir otele götürdü. En sonunda jettye vardığımızda ortalık kararmıştı ve ortalıkta houseboat falan görünmüyordu. Alelade teknelerin bulunduğu bir iskeleydi. <a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBriODhxdAI/AAAAAAAAGLs/rtZ07QMLbMg/s1600-h/DSC06709.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBriODhxdAI/AAAAAAAAGLs/rtZ07QMLbMg/s400/DSC06709.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195713851218293762" border="0" /></a>Karanlıkta ingilizcesi yetersiz rikşacıyla uğraşmaktan sıkıldığımdan tekne ayarlama işini sabaha bırakıp house boat iskelesine (bu şehirde buraya jetty değil finishing point deniyormuş) yakın bir otelde indik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771183206231330"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeI3jhxbSI/AAAAAAAAF7g/cLaL6GyTCzM/s400/DSC05920.JPG" /></a><br />Komalas Otel güleryüzlü personeli, ve temiz konforlu odalarıyla yorgunluğumuzu biraz aldı(450r). <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779884809974242"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeQyDhxceI/AAAAAAAAGFQ/aww3fqXG330/s400/DSC06826.JPG" /></a><br />Otelden çıkıp biraz dolaştık, muz, ananas ve mandalina aldık. Aleppey kenti aynen Amsterdam, tüm şehir kanallar üzerine kurulmuş.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoOmjhxc6I/AAAAAAAAGKg/2vWgHbVFMr4/s1600-h/DSC05921.JPG"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoOmjhxc6I/AAAAAAAAGKg/2vWgHbVFMr4/s400/DSC05921.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195481175660000162" border="0" /></a><br />Kanallarda tekneler işliyor, köprüler, suya sarkan büyük ağaçlar var. Karanlıkta kanal bazı yerlerde yemyeşil görünüyor, çimen mi su nilüferi mi tam seçemedim (Sonradan gördüm, değişik lilla çiçekli bir nilüfermiş)<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoJkDhxc2I/AAAAAAAAGKA/PYUDeRCDKhg/s1600-h/DSC06746.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoJkDhxc2I/AAAAAAAAGKA/PYUDeRCDKhg/s400/DSC06746.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195475635152188258" border="0" /></a>Komalas otelinin güzel ufak bir restoranı da varmış, hemen yerleştik. Fiyatlar da pek ucuzdu. Aç olmamamıza rağmen neredeyse menüyü getirttik. Bol patates kızartması, çeşitli sigara böreklerinin yanında ben fish o graten (60) yedim, o'grateni pek güzel değildi. Hesap 480 tuttu.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771011407539474"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeItjhxbRI/AAAAAAAAF7Y/EO2v7mGZbZ4/s400/DSC05915.JPG" /></a> Odada aptal bir amerikan filmi ve bizdeki dans yarışmasının hint versiyonunu seyredip uyuduk.<br />Sabah 9'da kalkıp Neşe’yi odada bırakarak bir rikşayla iskeleye gittim. Teknelerden inenler dağılıyorlardı, bir ikisine memnun kalıp kalmadıklarını sordum, hepsi çok memnundu, biri 10 000 rupi verdiğinden şikayet etti<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoKhThxc3I/AAAAAAAAGKI/WhO3TIAv6J4/s1600-h/DSC05932.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoKhThxc3I/AAAAAAAAGKI/WhO3TIAv6J4/s400/DSC05932.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195476687419175794" border="0" /></a>. Teknelere fiyat sormaya başladım, çoğu rezerve idi ve temizlik yaparak müşterilerini bekliyorlardı. Bir komisyoncuyla iskeleyi baştan sona dolaştık, 4500'den aşağı inen olmadı, ben de 100 dolar (3900) teklif ettim, kimse kabul etmedi.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194777741621292914"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeO1Thxb3I/AAAAAAAAGAQ/AavbgT3fZLs/s400/DSC06455.JPG" /></a> Hindistan için bu kadar büyük bir parayı reddetmelerini aklım almıyor, eninde sonunda işin maliyeti biraz mazot üç öğün yemek. Daha sonra kaptana sorduğuma göre aylık maaşı 2000 rupiymiş(50 dolar). Komisyoncuya da sordum neden bu kadar pahalı diye, tekne yaptırmak çok masraflıymış, bir tekne yüzbinlerce rupiye maloluyormuş.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5195089856894694178"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBiqszhxcyI/AAAAAAAAGIc/DOI-lv60zIc/s400/DSC06634.JPG" /></a>Gerçekten de çok lüks iki katlı, 5-6 odalı tekneler vardı ama charter şeklinde kiralama burada henüz icad edilmemiş olduğundan ancak grupla gelip kiralamak mümkün.<br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoKxjhxc4I/AAAAAAAAGKQ/PqsfwgjMC2Q/s1600-h/DSC06045.JPG"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoKxjhxc4I/AAAAAAAAGKQ/PqsfwgjMC2Q/s400/DSC06045.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195476966592050050" border="0" /></a>Brezilyalı bir çiftle ortak kiralar mısın dediler, olabilir dedim, ama Brezilyalılar benim son şans olarak güvendiğim 4200’lük bir tekneyi tek başlarına kiralayınca, ben de paraya kıyıp 4500’e iki odalı bir tekneyi tek başımıza tuttum. Tekneler ahşap, üzerleri hasır kaplanmış.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771715782176162"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeJWjhxbaI/AAAAAAAAF8g/jjYSWD4PWdg/s400/DSC06033.JPG" /></a>Önde geniş bir yaşam alanı var, burada yayılınacak kanapeler koltuklar, kocaman bir yemek masası, TV, DVD, fan gibi lüksler var. Odalar teknenin ortasında yer alıyor ve normal bir otel odasından farkları yok, iki odanın da ayrı ayrı banyosu da mevcut.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771333530086738"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeJAThxbVI/AAAAAAAAF74/eku9kmrSU_o/s400/DSC05938.JPG" /></a> Biz bir odayı kullandığımızdan diğerinde mürettebat kaldı. Her teknede üç kişi çalışıyor, bir kaptan, bir ahçı, bir de neişolursa adamı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194777964959592370"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBePCThxb7I/AAAAAAAAGAw/pmU4U7sBvVo/s400/DSC06471.JPG" /></a> Kaptan teknenin önünde oturup arkasına bakmadan dümen tutuyor, diğer personel ise teknenin en arkasında mutfağın yanında kendilerine ayrılmış bölgeden pek çıkmıyorlar, tuvaletleri de en arkada. Teknede üç öğün mükellef yemek, akşam çayları, kızarmış muzlar, şişe suyu, sabah masala çayı vs fiyata dahil.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194778235542532050"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBePSDhxb9I/AAAAAAAAGBA/EJeWSyMKXUk/s400/DSC06475.JPG" /></a> Kahve ve içkiler ekstra, ancak istersen kendi içkini getirip buzluğa koyabiliyorsun. (Buzdolabı olarak büyük bir buz kutusu var, teknelerin jeneratörleri var ama klima istersen çalıştırıyorlar ve ekstra ücrete tabi. Kaparo verdikten sonra odaya döndüm, çantaları topladık, teknenin hareket saati 11 olduğundan biraz çarşıya çıktık. Komalas’ın barmenine bardan bira alıp alamayacağımı sordum. Ellerinde yokmuş, ama içki satan tek dükkan olan BEVCO’nun (beverages corp.) yerini tarif etti. 4 büyük Kingfisher aldık (44/adet)<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771208976035122"><img style="width: 404px; height: 304px;" src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeI5DhxbTI/AAAAAAAAF7o/A9qOji7aeYA/s400/DSC05923.JPG" /></a> Odaya döndük çantaları toparlayıp rikşa ile tekneye gittik.<br />Komisyoncu paranın tamamını istedi, ben de soğukkanlı bir tavırla prensip olarak iş bitmeden bütün parayı vermeyeceğimi söyledim. Adam benden daha soğukkanlı bir tavırla burada işlerin böyle yürüdüğünü, paranın tamamını vermeden teknenin kalkmayacağını söyledi.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194778793888280658"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBePyjhxcFI/AAAAAAAAGCE/117sziSJnmc/s400/DSC06543.JPG" /></a> Baktım pek fazla seçeneğim yok, kırmızı çizgimi unutup prensiplerimi çiğnedim, parayı avcuna saydım.<br />(Aslında itiraf etmem gerekirse bana kalsa ben bu tekne gezisini hayatta yapmazdım, zira fiyatın- en azından Hindistan için, fahişliğinin yanı sıra adamların burunlarından kıl aldırmaz tavrından hiç hoşlanmadım. Gelgör ki Neşe yılların tecrübesi ile benim bu işten cayacağımı hissettiğinden bir haftadır söz üstüne söz aldı, iyi ki de almış)<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771312055250242"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeI_DhxbUI/AAAAAAAAF7w/yPCqq46OmAQ/s400/DSC05935.JPG" /></a><br />Saat 11 gibi demir aldık, hemen hemen bütün tekneler aynı anda kalkıyorlar zaten. Önce ana kanaldan epeyce gittik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771582638189954"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeJOzhxbYI/AAAAAAAAF8Q/He-QGSW0hlI/s400/DSC05999.JPG" /></a><br />Kanalın yanında çok güzel bahçe içinde bungalovlar vardı, turistler ağaçların arasına gerilmiş hamaklarda huzur içinde kitap okuyorlardı. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194772634905177682"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeKMDhxblI/AAAAAAAAF98/oVQzrlGFDfI/s400/DSC06185.JPG" /></a><br />Burası kara yolu ile Aleppey’e en fazla 2-3 km mesafede olsa gerek. Dönüşte bakmaya karar verdik.<br />Kaptan önde, güneşten korunmak için elinde şemsiye ile tekneyi kullanıyor. Bizi rahatsız etmemek için hiç arkasına dönmüyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771445199236450"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeJGzhxbWI/AAAAAAAAF8A/5M2eabLPIjE/s400/DSC05982.JPG" /></a> Önce birer kahve eşiliğinde etrafı seyrettik, sonra yayılıp motorun mırıltısı ile kitap okumaya daldık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771896170802642"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeJhDhxbdI/AAAAAAAAF84/IUQlDBckt3U/s400/DSC06071.JPG" /></a><br />Öğle yemeğini kaçta almak istediğimizi sordular, 2 gibi dedik.<br />Saat 2 de tekneyi bir ağacın gölgesine bağlayıp Kingfish tava (kıyıdayken ne yemek istediğimizi sormuşlardı, balık demiştik) yanında çeşitli sebzeli yemekler ve salatadan oluşan yemeği yemek masasında hazırladılar.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771878990933442"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeJgDhxbcI/AAAAAAAAF8w/RDncryM0tJo/s400/DSC06062.JPG" /></a> Ayrıca ekmek olarak da bol parotta(kızarmış ince küçük lavaş) vardı. Yemekler lezzetliydi. Bağlandığımız yerde bizim Güney'deki kayıklı Algidacılar gibi motorlu kayıkla karides istakoz satıcısı yanaşıp böcek satmaya çalıştı, istemedik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194771788796620210"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeJazhxbbI/AAAAAAAAF8o/HD9rxO1Ui5s/s400/DSC06051.JPG" /></a><br />Yemek sonrası tekrar yola koyulup kanallarda gezdik. Kah DVD sisteminden oynak Bollywood müzikleri dinledik, kah müziği kapatıp kuş seslerini.<br />Kanalların kıyılarında pek çok köy var.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194772407271910962"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeJ-zhxbjI/AAAAAAAAF9s/PStbiFg2jQo/s400/DSC06154.JPG" /></a> Köylüler tek katlı evlerinin önünde kanala inen iki üç basamaklı merdivende çamaşır yıkıyor, yıkanıyor<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194772231178251810"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeJ0jhxbiI/AAAAAAAAF9k/LNGgYnz97bw/s400/DSC06144.JPG" /></a> çocuklar suda oynaşıyor,<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194772050789625346"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeJqDhxbgI/AAAAAAAAF9U/xPUp2lvYBvg/s400/DSC06116.JPG" /></a><br />erkekler kanolarla ağ atıyor, balık tutuyor. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194772183933611538"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeJxzhxbhI/AAAAAAAAF9c/6lgXBxBykKc/s400/DSC06118.JPG" /></a><br />Biz de bir köye yanaştık, yanaştığımız yere bakılırsa bizden buradaki büyük kiliseyi ziyaret etmemiz bekleniyor. (Sakallının arkasındaki bizim tekne) <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194772836768640642"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeKXzhxboI/AAAAAAAAF-U/MPq0AM4w0TI/s400/DSC06249.JPG" /></a><br />Biz köyün için doğru yürüdük, begonvillerle fotoğraf çekildik. <a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoOKjhxc5I/AAAAAAAAGKY/G-wq-dYd7ec/s1600-h/DSC06236.JPG"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoOKjhxc5I/AAAAAAAAGKY/G-wq-dYd7ec/s400/DSC06236.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195480694623662994" border="0" /></a><br />Hemen tamamen kıyıya dizilmiş tek sıra evden oluşmuş, çok sakin ve küçücük bir köy.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194773352164716242"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeK1zhxbtI/AAAAAAAAF-8/tIo2H2dakJE/s400/DSC06271.JPG" /></a><br />Bizden başka bir iki tekne daha vardı. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194772918373019282"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeKcjhxbpI/AAAAAAAAF-c/Mn1oyiZOsfQ/s400/DSC06255.JPG" /></a>Balıkçılıkla geçiniyorlar, köyde bir iki dükkan olmasına karşın (her şey satan bakkal, bir iki de turistik eşyacı ve balıkçı) okuma salonu eksik değil.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194773111646547634"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeKnzhxbrI/AAAAAAAAF-s/-3RDmgDdybI/s400/DSC06260.JPG" /></a> Suyun kıyısındaki salonda köylüler ciddiyetle ortak gazetelerini okuyorlar.<br />(Buranın sosyalist bir eyalet olduğunu hatırlatayım, bazı okuma salonlarında kocaman Che duvar resimleri bile var. Yazının başındaki fotoğrafta da görüldüğü gibi her köşede orak-çekiçe rastlamak mümkün.)<br />Köylü çocuklar kano servislerle okula gidiyorlar.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194772664969948770"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeKNzhxbmI/AAAAAAAAF-E/dsY3DtJKDXo/s400/DSC06206.JPG" /></a> Sri Lanka'da olduğu gibi burada da eğitime çok önem veriliyor, öğrenciler hep bir örnek kareli kıyafetleriyle pek sevimliler.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194773030042168994"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeKjDhxbqI/AAAAAAAAF-k/xcpLqLsXMew/s400/DSC06258.JPG" /></a><br />Köyün iskelesinde yaşlılar aylak oturuyorlardı, fotoğraflarını çekme isteğime hiç tepki vermediler. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5195089564836917938"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBiqbzhxcrI/AAAAAAAAGHk/pEEx0B-Qvoo/s400/DSC06262.JPG" /></a>Köyü iyice gezdikten sonra kiliseye de bir göz attık, bahçesi çok güzeldi, <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194773532553342706"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeLAThxbvI/AAAAAAAAF_Q/qheUBZPeCRE/s400/DSC06278.JPG" /></a>öğrenciler gruplar halinde fotoğraf çektiriyorlardı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194773463833865954"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeK8ThxbuI/AAAAAAAAF_I/tR9Og9-uPLY/s400/DSC06277.JPG" /></a> Bir çocuk bozuk para istedi, cebimde kalan son 1 lirayı verdim. Şimdi o köyde, sahibi hangi memlekete ait olduğunu bilmese de 1 Yeni Türk Lirası var.<br />Kocaman bir ağaç bahçenin köşesini kaplıyordu. <a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoTEzhxc7I/AAAAAAAAGKo/TD4uNMUmiIU/s1600-h/DSC06272.JPG"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoTEzhxc7I/AAAAAAAAGKo/TD4uNMUmiIU/s400/DSC06272.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195486093397554098" border="0" /></a><br />Anladığımıza göre epeyce eski bir kiliseymiş.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194773618452688642"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeLFThxbwI/AAAAAAAAF_Y/u78DmAwMc7s/s400/DSC06284.JPG" /></a><br />Tekneye binip açıldık, kanallarda dolaşmaya devam ettik.<br />Akşamüstü güneş daha tam batmadan ıssız bir yerde kaptan kıyıya yanaşıp park etmeye kalkınca itiraz ettim. Güneş battıktan sonra balıkçılar ağ atıyorlarmış, bu nedenle kanallarda dolaşmak yasakmış.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194773893330595618"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeLVThxbyI/AAAAAAAAF_o/KaWUKHWWBb8/s400/DSC06304.JPG" /></a><br />“İyi de daha güneş batmadı” diye parayı peşin vermiş adam ezikliğiyle itiraz ettim.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194774086604123954"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeLgjhxbzI/AAAAAAAAF_w/WpZgTjVHif8/s400/DSC06310.JPG" /></a><br />Üçü toplandılar epey düşündükten sonra tekrar açılmaya karar verdiler. Güneş batana kadar kanalda dolaştık, fotoğraf çektim, güneş batınca kıyıya yanaştık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780907012190802"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeRtjhxclI/AAAAAAAAGGM/69uKjbjt-Ag/s400/DSC06415.JPG" /></a> Daha halatları bağlamadan köylü çocuklar teknenin yanına geldiler, hello dediler kalem istediler, biz de hello dedik, kalan kalem ve şekerleri dağıttık . Karşılık olarak bize muz yapraklarından anında ürettikleri minik çanta, çiçek buketi gibi oyuncaklarını hediye ettiler.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780949961863778"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeRwDhxcmI/AAAAAAAAGGU/eR3q7JVYs6s/s400/DSC06424.JPG" /></a><br />Mürettebat arka tarafta kayboldu, biz de yüzümüzü batan güneşe çevirip ilk biraları açtık, süper bir ortam oldu,<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194774576230395746"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeL9Dhxb2I/AAAAAAAAGAI/6IfgO5YD_Og/s400/DSC06402.JPG" /></a><br />Issız bir ırmak kıyısı, şahane manzara , kuş sesleri içinde hava kararana kadar kitap okumaya devam ettik.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780958551798386"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeRwjhxcnI/AAAAAAAAGGc/jI17EumQaDg/s400/DSC06432.JPG" /></a><br />Hava kararınca sofrayı kurdurduk, yine balık ve benzeri mezelerle biraları götürdük.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780971436700290"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeRxThxcoI/AAAAAAAAGGk/MFUPeWWIhhw/s400/DSC06436.JPG" /></a><br />Yemeğin üzerine bir kadeh de cin içince deliksiz uyuma kıvamına geldim.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780984321602194"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeRyDhxcpI/AAAAAAAAGGs/DlVIVepbdZE/s400/DSC06440.JPG" /></a><br />Gece oda ve yatak çok rahattı, hayatımda bu kadar çok kuş sesi içinde uyumamıştım ama o kadar içince sabaha karşı dilim damağım kurudu.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5195089650736263890"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBiqgzhxctI/AAAAAAAAGH0/hejra8D5dbM/s400/DSC06492.JPG" /></a> Odadaki bütün suyu da bitirdiğimizden dışarı çıkıp zifiri karanlıkta el yordamıyla teknenin arkasında gittim, buz dolabındaki (tahta buz kutusundaki) son litrelik suyu alıp odaya döndüm, o da zırt diye bitti.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5195089710865806050"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBiqkThxcuI/AAAAAAAAGH8/U-WM03oX_R0/s400/DSC06537.JPG" /></a><br />Keşke yudum yudum ağzımı ıslatsaymışım. Sabah kadar rüyamda kuşları ve su şişelerini gördüm.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194778673629196322"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBePrjhxcCI/AAAAAAAAGBs/8T08Kbbl_Vw/s400/DSC06522.JPG" /></a><br />Sabah 7 de motorun çalışmasıyla uyanıp bir duş yapıp dışarı fırladım.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194781018681340578"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBeR0DhxcqI/AAAAAAAAGG0/2Pn6neKCrCQ/s400/DSC06448.JPG" /></a><br />Manzara çok etkileyiciydi.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194778566255013906"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBePlThxcBI/AAAAAAAAGBk/iH3-7VTlJmE/s400/DSC06515.JPG" /></a><br />Suyun yüzeyi çarşaf gibi dümdüz, hafif puslu havada kenardaki ağaç ve evlerin yansımalarıyla kaplıydı. Sabah için önce termosta masala çayı(baharatlı sütlü çay) getirdiler.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194778175412989890"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBePOjhxb8I/AAAAAAAAGA4/cIOOWmpvPas/s400/DSC06472.JPG" /></a><br />Güneş yükselene dek sürekli fotoğraf çektim.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194778338621747186"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBePYDhxb_I/AAAAAAAAGBU/vNZ_ItVjMDM/s400/DSC06510.JPG" /></a><br />Güneş yükselince kahvaltıyı istedik. Omlet ve marmelatla iki termos daha çay içtik. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779085946056898"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeQDjhxcMI/AAAAAAAAGC8/-lI5X-fwNPM/s400/DSC06570.JPG" /></a><br />Dönüşte kanallardaki pek çok ördek çiftliğinden birinin yanından geçtik.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5195089788175217410"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBiqozhxcwI/AAAAAAAAGIM/1wRNiWhvkF8/s400/DSC06574.JPG" /></a><br />Saat 9 gibi iskeleye yanaştık. İçtiğimiz kahveler vs için para istemediler, ben de 100 rupi bahşiş verdim, bir de müşteri memnuniyeti anket formu doldurdum.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5195089822534955794"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBiqqzhxcxI/AAAAAAAAGIU/0WUEX99QwrA/s400/DSC06620.JPG" /></a><br />Mürettebat aylık 2000 rupiye (50 dolar) çalışıyormuş, ve neredeyse her gece teknede yatıyorlarmış (Allah’tan biri dışında evli değillermiş).<br />Tabi bu fiyata çalışan insanların yanında gecelik 120 dolara tekne kiralamak biraz utandırıcı ama napalım, bu da bizim hayat tarzımız sayılmaz, bir seferlik lüksümüz. Sürekli böyle yaşayanlar utansın.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194773725826871058"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeLLjhxbxI/AAAAAAAAF_g/U8h40oAFAX0/s400/DSC06288.JPG" /></a><br />İyi dileklerle ayrılıp çantaları rikşaya yükledik, Komalas Otele döndük, çantaları bıraktık.<br />(Dün çıkarken sorunca çantaları bırakabileceğimizi söylemişlerdi.)<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779876220039634"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeQxjhxcdI/AAAAAAAAGFI/B9tX3KCuWPo/s400/DSC06823.JPG" /></a><br />Aleppey gerçekten güzel bir kent, iki ana kanal şehri boydan boya kesiyor. Amsterdam gibi kanalda gezen dolmuşlar, gezi tekneleri (tabi kalitede biraz fark var), kayıklar mevcut.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBobNThxc9I/AAAAAAAAGK4/J9AgLC-oG2k/s1600-h/DSC06704.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBobNThxc9I/AAAAAAAAGK4/J9AgLC-oG2k/s400/DSC06704.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195495035519464402" border="0" /></a> Kanalların üzerinde köprüler, suya sarkan kocaman ağaçlar, suyun yüzeyini yer yer tamamen kapatan su nilüferleri ile görülmeye değer bir yer. Çarşı pazarı da oldukça hareketli, kanal boyunda dolaşırken sürekli birileri yanaşıp, geziteknesi, house boat ya da marihuana teklif ediyor. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779992184156674"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeQ4ThxcgI/AAAAAAAAGFg/6cB1g5jg1t0/s400/DSC06831.JPG" /></a>Biri 3500’e house boat teklif etti, ama tipi pek güvenilir değildi.<br />Keralada taksiler hep aynı beyaz Fiat olmakla birlikte burada taksiciler de bembeyazdı.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779949234483698"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeQ1zhxcfI/AAAAAAAAGFY/hrvaHNetq80/s400/DSC06830.JPG" /></a><br />Bir de küçük kanalları gezelim dedik, kürekli kanoların saati 150 rupi imiş, istediğin kadar kiralanabiliyormuş. Biz iki saat yeter diye düşündük, 250 rupiye anlaştık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779502557884770"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeQbzhxcWI/AAAAAAAAGEQ/qrQDNAV-Hb8/s400/DSC06657.JPG" /></a> Yan yana da oturulabilen daha geniş tekneler olmasına karşın biz karşılıklı yüz yüze oturulan ince bir kano seçtik. Karşılıklı iki alçak minderli koltuğun üzerinde güneşten korunmak için de bir çardak var. Kanocu motorsuz tekneyi kısa bir kürekle hareket ettiriyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5176262277332212194"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/R9XHHcCkGeI/AAAAAAAAFT0/u4bwu6S29nY/s400/DSC06803.JPG" /></a> Neşe önce sırtını kürekçiye doğru verdi, sonra şehir içindeki kanalın suyu pis göründüğünden üzerine sıçrayacak diye tedirgin oldu, yer değiştirelim dedi. Bunu kayıkçıya söylemeden kendi başımıza giden kanoda yapmaya kalkınca aniden alabora olma tehlikesi atlattık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779811795530178"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeQtzhxccI/AAAAAAAAGFA/hpDp1p_rS8w/s400/DSC06822.JPG" /></a> Kanalda içinde ayakta duran adamlar görüyordum ama meğer pek dengesiz bir aletmiş bu kanolar. Kayıkçı da panik yaptı, hemen eski pozisyonlarımıza döndük, kıyıya yanaştı, orada biri kanoyu tuttu da yer değiştirdik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779601342132610"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeQhjhxcYI/AAAAAAAAGEg/mTMxtrl1Ez0/s400/DSC06732.JPG" /></a><br />Fış fış kürekle epey yavaş hareket edildiğinden ancak 45 dakikada şehirden çıkıp dar kanalların ağzına vardık. Büyük houseboat’ların giremediği bu kanallar gerçekten etkileyici idi.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779760255922610"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeQqzhxcbI/AAAAAAAAGE4/7cVvnFzckMA/s400/DSC06776.JPG" /></a> Suyun yüzeyine yakın olmak da güzeldi, ben sağlıklı görünen bir nilüferi kökleriyle beraber tekneye aldım.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5195089908434301746"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SBiqvzhxczI/AAAAAAAAGIk/GHCJsaHyL1E/s400/DSC06756.JPG" /></a><br />Naylon torbaya koyup sürekli sulayarak İzmir’e kadar getirdim, tatlı su dolu leğende yaşatmaya çalıştım, ama vatan hasretinden çürüdü gitti.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779704421347746"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeQnjhxcaI/AAAAAAAAGEw/65ByXNFWuT0/s400/DSC06762.JPG" /></a><br />Evlerin arasındaki sokaklar hatta bahçeler gibi kullanılan bu kanalların bazılarının ağzına ip çekmişler, içeri sokmuyorlar. Başımızın üzerine sarkan dallarla köylülerin çamaşır yıkamalarını, günlük hayatlarını bu kez yakından izledik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194779554097492338"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeQezhxcXI/AAAAAAAAGEY/U7dus37vU4c/s400/DSC06663.JPG" /></a> Burada özellikle kadınlar 5 dakika boş durmamakla birlikte çat çat çamaşır yıkamak en büyük meşgaleleri. Bir çamaşır makineleri veya deterjanları olsa neredeyse işsiz kalacaklar.<br />2 saatlik tur bitip de karaya çıkınca kanallara ve suya doymuş olarak dün tekneden gördüğümüz kanal kıyısı otellere gitmekten vaz geçtik, Cochin’e otobüs sorduk. Otobüsler yarım saatte bir kalkıyormuş, ama pek konforlu değildi,<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoU-Dhxc8I/AAAAAAAAGKw/6sAb_b7oOx0/s1600-h/DSC06700.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SBoU-Dhxc8I/AAAAAAAAGKw/6sAb_b7oOx0/s400/DSC06700.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5195488176456692674" border="0" /></a> yine trenle gitmeye karar verdik. Çarşıdan bol miktarda ayurvedik sabun, krem diş macunu vs. aldık. Baharatçı da çoktu ama daha Sri Lanka baharatlarını bitirmediğimizden pek iltifat etmedik. Yıldız şeklinde anasonlu bir şey vardı, tadı kokusu ilginçti ama Türkiye’ye dönünce insanın deneyselliği pek kalmıyor ve böyel baharatlar mundar oluyor.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.herbalextractsplus.com/images/herbs/star-anise-bsp.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.herbalextractsplus.com/images/herbs/star-anise-bsp.jpg" alt="" border="0" /></a> Bu nedenle oraya özgü daha açık renkli, kalın kıvrık kabuktan ziyade ince kıymık şeklinde ve daha tatlı bir tarçın çeşidi dışında baharat almadık.<br />Otelden çantaları alıp bir rikşaya atladık, "istasyona çek ama önce plaja" dedik. Yol üzerindeki plajı gelirken şehre gece vardığımızdan pek görememiştik, ama o satte de yemek büfeleriyle piyasasıyla oldukça canlı bir yere benziyordu. Güzel sakin bir plajmış, üstelik dalgasızdı! Rehberlerde methedilen şehir parkında da durduk, ama gündüz vakti kimse yoktu. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780069493568034"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeQ8zhxciI/AAAAAAAAGFw/hdp4Cb5QzPQ/s400/DSC06841.JPG" /></a>Rikşacı kendi evini görmek isteyip istemediğimizi sordu. Bu burada bir rikşacı geleneği herhalde, Varkala’dan sonra ikinci defa oluyor, tren satine epeyce olduğundan kabul ettik. Ara sokaklara girdi, bir evin önünde durduk. Kapıyı çaldı karısını çocuklarını çağırdı, bizi onlara, onları bize gösterdi. Rikşadan inmeden selamlaştık. İlla da indirdi, evin yanındaki müştemilatta kendine ait mum imalathanesini gösterdi (Bildiğimiz beyaz elektrik kesintisi mumu üretiyormuş).<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780026543895058"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeQ6ThxchI/AAAAAAAAGFo/Kz-9l5rYtNE/s400/DSC06834.JPG" /></a><br />Biz de bu dostluk gösterisine 200 gram Tadım beyaz nohutla karşılık verdik. İyi dileklerle evden ayrılıp istasyona geldik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780103853306418"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SBeQ-zhxcjI/AAAAAAAAGF8/lRu_2bO1ni0/s400/DSC06865.JPG" /></a> Biz saat 14 trenine niyetlenmişken bir önceki 12 50 tereni rötar yapmış, perondaydı, koştuk bindik, Fort Koçin’e doğru yola koyulduk.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194780151097946690"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SBeRBjhxckI/AAAAAAAAGGE/LEL-A9G1JCw/s400/DSC06869.JPG" /></a><br />Neşe muz yaprağında satılan pilavdan yememe karşı çıktı, inince yeriz dedi.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/Alappuzha/photo#5194778875492659314"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SBeP3ThxcHI/AAAAAAAAGCU/-n9YaEdbvDE/s400/DSC06555.JPG" /></a>ssbbnoreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15415120.post-25058740132941163762008-04-14T11:40:00.008+03:002008-04-17T22:01:35.954+03:00<span style="font-size:180%;"><span style="font-family:arial;">SELİMİYE-BOZBURUN Nisan '08</span></span><br /><a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091095839154914"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SANa29KiouI/AAAAAAAAFzQ/_esBYC-kyzk/s400/Nisan2008%20136.jpg" /></a><br /><br /><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowscriptaccess="always" bgcolor="#FFCCFF" id="radioblog_player_0" flashvars="id=0&amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=18yck5WdvN3Ln9Gbi5ybpRWYy9yZy9mLhR3cpZnclRHbh5CdpZWZ0FGc/Pink%2520Martini%2520-%2520Je%2520Ne%2520Veux%2520Pas%2520Travailler.rbs&amp;colors=body:#FFCCFF;border:#33CCFF;button:#33CCFF;player_text:#3399CC;playlist_text:#666666;" height="23" width="180"></embed><br />Güney sezonunu açmak için bir haftasonunu Marmaris Selimiye'deki Sardunya 'da geçirmeye niyetlendik, 20 gün önceden yer ayırttık.<br />Hayatımızda ilk defa bir otele rezervasyon yaptırıyorduk.<br />Cuma gecesi Aydın'da Yakuplar'da misafir olduktan sonra Cumartesi sabahı hep beraber yola çıktık. Yollarda gelincik ve sarı çiçek tarlaları göz alıcıydı.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189090743651836578"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SANaidKioqI/AAAAAAAAFyw/Ip-G5VCh_Ys/s400/Nisan2008%20096.jpg" /></a><br />Muğla'daki mutat Gökova Pide Salonu molamızı verip, beş porsiyon ince hamurlu, kapalı, kavurmalı nefis pideyi gövdeye ekledikten sonra yola devam ettik.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189090825256215218"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SANanNKiorI/AAAAAAAAFy4/1iEOx7RHLKo/s400/Nisan2008%20098.jpg" /></a><br />Sakar'da Gökova Körfezini seyrettik. Bu çirkin kuzu taklitlerinin neden sadece burada ve 4 ayrı kişi tarafından satıldığını tartıştık. Buraya özgü bir şey olmamasına karşın ısrarla yıllardır satıyorlar. Ben şimdiye kadar bunları satın alan, ya da evinde bulunduran kimse ile de karşılaşmadım, tam bir muamma!<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189090893975691970"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SANarNKiosI/AAAAAAAAFzA/ygFPe0pZxS0/s400/Nisan2008%20099.jpg" /></a><br />Geze geze( nasıl olsa rezervasyon yaptırdık ya) öğleden sonra 3,5 gibi Sardunya'ya vardık. Burası daha önce gidenlerin bileceği gibi Bozburun yarımadasının Selimiye Köyünde deniz kıyısında bakımlı bir bahçenin etrafına dizili sınırlı sayıda taş oda, bir restoran ve iskeleden oluşan güzel atmosferli bir yer, tek kusuru biraz zengin kesime hitap etmesinden ötürü müşterilerin bazen bağıra çağıra konuşarak iskele üzerindeki sukuneti bozması.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SANwjdKipBI/AAAAAAAAF1s/8xGhZeKw-LI/s1600-h/Resim+587.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SANwjdKipBI/AAAAAAAAF1s/8xGhZeKw-LI/s400/Resim+587.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5189114950087517202" border="0" /></a>Epey bekledikten sonra anlaşıldı ki bizim rezervasyonu unutmuşlar(!), ayrıca çok para kazanmışlar. Özür falan dilemedikleri gibi tavırları pek kötüydü. Eskiden kibar ve ilgili bir insan olan işletmeci Muhammed bile bizimle ilgilenmedi "Tüh tüh tüh" demekle yetindi. Sardunya'nın artık bittiğine kanaat getirdik, bir daha uğramama kararıyla kapısından çıkarken "Neden hiç bir yer, ya da insan parayı görünce eski kalitesini, samimiyeti koruyamıyor acaba" diye konuştuk.<br />Çıkıp Selimiye'de kalacak yer aradık. Daha önce beğendiğimiz Kaptan tadilattaydı, açık bir iki yer olmasına karşın hoşumuza giden bir yer bulamadık, saat ilerledi, yüzmeyi umduğumuz saatlerde hala bir oda bulamamış olmanın sıkıntısı içimize çöktü.<br />En sonunda 6 km ötedeki Bozburun'a gitmeye karar verdik. Daha önce Bozburun'da güzel pansiyonlar görmüş ama hiç kalmamıştık. Sahil yolunun sonuna doğru Dolphin Pansiyon'da karar kıldık. Sardunya ile aynı fiyattı( iki kişi oda+kahvaltı 80 lira) ve çok daha güzeldi. Otelde bizden gayri sadece İstanbul'lu, yeni evli meşhur bir şarkıcı vardı, ama eşiyle beraber değildi, sanki bizim gelişimizden biraz rahatsız oldu. Odalar deniz manzaralı, çiçekler içinde ve konforluydu.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091027119678162"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SANay9KiotI/AAAAAAAAFzI/fCH_KtV_EFI/s400/Nisan2008%20123.jpg" /></a> Sahibi Yılmaz Bey eskiden yanan Galata köprüsünün altındaki Kemancı'nın işletmecisiymiş. Aslen Elazığ'lıymış.Denize sıfır bu arsayı 26 yıl önce gelip almış. O zaman Marmaristen Bozburun'a sabahları tek dolmuş kalkıyor ve 60 km yi 4 saatte alıyormuş. Dolmuşun bıraktığı köy meydanından tekneyle arsaya gelip beğenmiş almış. Arsaya yol çok sonra deniz doldurularak ulaşmış. 5 yıl önce kendilerine ev yaparken oda soran turistlere oda verince pansiyonculuğu sevmişler, evden vaz geçip otel yapmışlar. Eşi Hülya Hanım ve oğullarıyla birlikte gerçekten güzel bir işletmecilik anlayışları var.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091722904380258"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SANbbdKio2I/AAAAAAAAF0Q/KYITk-nzyaI/s400/P1010512.JPG" /></a><br />Yol yorgunluğu ile biraz dinlenip balkonda keyif yaptık. Odaya bira istedim, Hülya Hanım "malesef yok" derken eşi "ne demek malesef, hemen aldırırız" dedi. Tadilat nedeniyle rahatsızlığımızı belirtince de normalde diğer işletmecilerin söyleyeceği "Abi az kaldı, abi 15 Nisan'dan sonra tadilat yasak" gibi lafları söylemeden işçileri hemen durdurdu.<br />Köyde düğün varmış, akşamüstü sessizlikte çok güzel bir klarnet solosu çaldılar, manzara ile birlikte çok etkilendik.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SAONoNKipCI/AAAAAAAAF10/MfrllFlNYGI/s1600-h/Nisan2008+127r.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/SAONoNKipCI/AAAAAAAAF10/MfrllFlNYGI/s400/Nisan2008+127r.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5189146917529101346" border="0" /></a>Sahilde biraz yürüdük, akşam yemeği için rakı aldık. Hanımlar oyun havasına dönen müziğe eşlik ettiler. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091143083795186"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SANa5tKiovI/AAAAAAAAFzY/wapdtcmpfLE/s400/Nisan2008%20147.jpg" /></a><br />Daha önceden yemek istemediğimizden bize elde olanlarla mütevazi ama lezzetli bir sofra kurdular.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091237573075730"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SANa_NKioxI/AAAAAAAAFzo/iVRnrFGTic0/s400/Nisan2008%20167.jpg" /></a> İstanbul'lu popçu ve sevgilisi uzak bir köşede mangal yaktılar. Biraz sonra popçu elinde tabakla masamıza gelip, bizim sus payı olarak değerlendirdiğimiz sucukları servis etti, afiyetle yedik(Selebriti görmeye aç İzmir'liler olarak ancak bu kadar susabildik). Güzelce içip yattık. Sabah kahvaltısı çok güzeldi. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091456616407858"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SANbL9KiozI/AAAAAAAAFz4/skoeYhAl4n4/s400/Nisan2008%20176.jpg" /></a><br />Kahvaltıdan sonra yayılıp kitap okuması en zevklisiydi.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091679954707282"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SANbY9Kio1I/AAAAAAAAF0I/vbY8hFQUvfw/s400/Nisan2008%20202.jpg" /></a><br />Hava kapalı olmasına karşın, deniz çok güzel, kıpırtısızdı<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091572580524866"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SANbStKio0I/AAAAAAAAF0A/MAiKG_DVVwA/s400/Nisan2008%20197.jpg" /></a><br />Otelden ayrılırken inşallah hesapta bir arıza çıkartmazlar da hep geliriz diyorduk, ki yarım pansiyon (akşam yemekli) iki kişilik oda fiyatı olan 120 şer liranın üzerine 30 lira da fazladan yazıldığını gördük. Yemekte gelen yoğurdun 5, bir elmanın 8 lira olamayacağını söyleyince hesaptan yeni işe başlayan garsonu sorumlu tutup hemen düzeltiler, hatta garsonu da çağırıp "Oğlum söyle abilerine, sen işe başlayalı ne kadar oldu?" bile dediler.<br />Sonuçta Yakup nakit taşımadığı için 10 lira da borçlu kalıp 230 lira vererek otelden karşılıklı iyi dileklerle ayrıldık.<br />Bozburun'dan çıkıp Marmaris'e doğru geze geze yol almaya başladık. Bu yarımada her virajda insanın önüne doyulmaz manzaralar çıkarıyor.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091830278562674"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SANbhtKio3I/AAAAAAAAF0Y/i1oXKF9s2zU/s400/Nisan2008%20247.jpg" /></a><br />Bir yol tabelasını takip ederek Bayır köyüne girdik.<br />Köy meydanındaki kocaman çınarın yamalı görüntüsünü sorduğum adam muhtar çıktı. Tedavi içinmiş.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189092079386665858"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SANbwNKio4I/AAAAAAAAF0g/GUXfVn80vGo/s400/Nisan2008%20255.jpg" /></a><br />Meydana 55 milyar harcayıp kafe restoran yapan amcanın çayını içtik Muhtar, amcaya köyün ortasına kafe restoran açma imtiyazını ihalesiz vermiş olacak ki ısrarla hediyelik eşya satmayacağını, diğer esnafa mani olmayacağını sadece ucuz çay ve yemek satacağını belirtti.<br /><a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189092358559540130"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SANcAdKio6I/AAAAAAAAF0w/NN7nIzbUKyA/s400/Nisan2008%20264.jpg" /></a><br />Amca planı projeyi de kendi çizmiş, güzel bir restoran yapmış, açık mutfağını gururla gösterdi, parayı bastırıp zeytinyağının en iyisini alıyormuş, ızgaralar 8-10 liraymış. Bir de herşeyden iyelik ekiyle bahsediyordu, öyle ki yakındaki Çınar plajının nasıl olduğunu sorduğumuzda sanki çayın taze mi demişiz gibi "Plajım güzeldir!" dedi. Yalnız amcanın kıyafet, maddi durumuyla biraz uyumsuz gibi geldi bana.<br /><a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189092160991044498"><img src="http://lh5.ggpht.com/drborabilgin/SANb09Kio5I/AAAAAAAAF0o/N9X3KfOjI-A/s400/Nisan2008%20263.jpg" /></a> Amcadan bal da alıp (Balım katkısızdır,12,5/kilo) çok övdükleri Çınar Plajı'na gittik. Güzel bir plajmış ama o kadara çok tekne iskelesi yapmışlar ki deniz görünmüyor desem yeri var.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189092448753853362"><img src="http://lh4.ggpht.com/drborabilgin/SANcFtKio7I/AAAAAAAAF04/04CZiV88R2I/s400/Nisan2008%20267.jpg" /></a>Tabi bu kadar tekne olan yerde denizin yüzeyinde bir yağ tabakası, kumsala vurmuş ölü balıklar da var. Bu balığı ilk defa gördüm, ölmüştü.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189092560423003074"><img src="http://lh6.ggpht.com/drborabilgin/SANcMNKio8I/AAAAAAAAF1A/AG0RsxE8dpw/s400/Nisan2008%20275.jpg" /></a><br />Dönüş yolunda Sedir Adası yoluna girip Yakup'ların bildiği Halil'in yeri diye bir yere oturduk,<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189092667797185490"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SANcSdKio9I/AAAAAAAAF1I/Zlb1A3dDDxA/s400/Nisan2008%20289.jpg" /></a> biraz daha yiyip rejim yapmak üzere evlerimize döndük.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/Bozburun/photo#5189091190328435458"><img src="http://lh3.ggpht.com/drborabilgin/SANa8dKiowI/AAAAAAAAFzg/FxeIs5bO-1s/s400/Nisan2008%20157.jpg" /></a>ssbbnoreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15415120.post-79398451632369624242008-03-24T08:15:00.019+02:002008-04-03T19:26:04.387+03:00<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044038582603650"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bEGk1fD4I/AAAAAAAAFlA/lRaGOfcWtLs/s400/DSC05064.JPG.jpg" /></a><span style=";font-family:arial;font-size:180%;" ><br />HİNDİSTAN-KERALA II<br />Varkala Beach</span><br /><object height="60" width="200"><param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/E9mYizU3qI/aus=false/"><param name="wmode" value="transparent"><embed src="http://media.imeem.com/m/E9mYizU3qI/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="60" width="200"></embed></object><br />En son Trivandrum’da, otelde Küba Libre içip hint filmi izlerken kalmıştık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042569703787858"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bCxE1fDVI/AAAAAAAAFgk/cUrTPYz089c/s400/DSC04595.JPG.jpg" /></a><br />Gece hava bunaltıcı sıcaktı, camları açıp yattık ama feci sivrisinek vardı. Sivrisineklerin görüntüsü bizim yerli sineklere benzemekle birlikte yerli KOV’u tanımıyorlardı, hiç ırgalanmadan soktular. Soktukları yerler de kaşınmaktan ziyade acıyordu.<br />Hindistan’da oteller örtünmek için bir şey vermiyorlar (En azından bizim kaldıklarımız). Resepsiyondan Neşe’nin örtü isteğine önce itiraz etmişler, nedense “iki kadın mısınız?” diye sormuşlar, değiliz deyince tek kişilik bir çarşaf vermişler. Biz de nasıl olsa buradan alacağız diye yanımızda getirmedik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5176262848562862658"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R9XHosCkGkI/AAAAAAAAFUk/RC3FqJCmFRc/s400/DSC07415.jpg" /></a><br />En sonunda uyumaya çalışmaktan vazgeçip Lütfü Akad’ın anılarına döndüm. Onun da başı dertten kurtulmadı, Bağdat’ta nice maceralardan sonra memlekete döndü, babası ölmüş, yeni doğan oğluna babasının adını verdi. Sabaha karşı ancak daldık.<br />Sabah 9 da kalktık, otelden çıkar çıkmaz dünkü kalp hastası rikşacı Kennan’ı bizi beklerken bulduk. 10 30 treni için bizi istasyona bıraktı(10 rupi).<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042621243395426"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bC0E1fDWI/AAAAAAAAFgs/Cz0aYutz0Ao/s400/DSC04604.JPG.jpg" /></a><br />Kahvaltı işini trende hallederiz diye istasyon büfesinden kahve, su aldım, körili sebzeli çapatilere iltifat etmedim.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042720027643266"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bC501fDYI/AAAAAAAAFg8/pCLjeM7A_Fo/s400/DSC04631.JPG.jpg" /></a> Tren boştu, daha doğrusu sleeper sınıfı vagonlar boştu. Bilmem hangi sınıftaki tren vagonlarının kapısında yolcuların adları yazıcı çıktısı olarak asılmış, herkes adını arıyordu.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042677077970290"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bC3U1fDXI/AAAAAAAAFg0/reUxyXyk12E/s400/DSC04624.JPG.jpg" /></a> Deniz kıyısından giden yol 35 dakika sürdü. Bu arada iki pakora ve iki kızarmış yumurtalı muz yemeyi başardım. Bu yaygın bir yiyecek ama ben pek beğenmedim. Sert muzu( sadece bu iş için kullanılan bir muz çeşidi varmış galiba) enine ikiye kesip yumurta sarısına batırıp kızartıyorlar, biraz ağır oluyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042767272283554"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bC8k1fDaI/AAAAAAAAFhM/gnkDrv_lVMs/s400/DSC04668.JPG.jpg" /></a> Pakoralar da fazla kızarmış, çok sertti, dolgumu kıracağım diye tedirgin oldum.<br />İstasyonda inince plaj 2-3 km uzakta olduğundan bir rikşaya atladık. (Otel beğeninceye kadar dolaştırmak kaydıyla 100 r).<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042758682348946"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bC8E1fDZI/AAAAAAAAFhE/pNVJ_wZ-lLE/s400/DSC04654.JPG.jpg" /></a> Varkala plajı’nda oteller plajın arkasındaki setin üzerine sıralanmış. Kıyı boyunca devam eden ince bir patika restoranlar ve hediyelikçilerle dolu güzel bir piyasa yolu. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042990610583026"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bDJk1fDfI/AAAAAAAAFh0/4PBAmb7QZpg/s400/DSC04744.JPG.jpg" /></a>Mommy’s Bambu House’ta karar kıldım. Otelci Anu üst kattaki odaya 600 dedi, 450 ‘ye razı oldu.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181439059609719234"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-grX01fEcI/AAAAAAAAFq4/mPpTYuhsrTg/s400/DSC05629.JPG.jpg" /></a> Alt kattaki daha ucuz odalarda cibinlik olmasına rağmen üst katta olmaması dikkatimi çekti. İddiasına göre üst katta sinek olmuyormuş. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042921891106274"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bDFk1fDeI/AAAAAAAAFhs/aM6b-aFvOd0/s400/DSC04743.JPG.jpg" /></a>O kadar israr etti ki mantıklı gelmemesine karşın inandık, geçekten de sivriler bu odada bizi rahatsız etmedi. (Sineklerin tanıdığı hint malı repellent kullanmamızın etkisi de olmuş olabilir) Odaya çantaları bırakıp merdivenlerden plaja indik. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042814516923826"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bC_U1fDbI/AAAAAAAAFhU/W2EJffCQnEQ/s400/DSC04687.JPG.jpg" /></a>Kovalam’dan daha güzel bir plaj ama dalgalar yine tehlikeli gözüküyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043974158094178"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bEC01fD2I/AAAAAAAAFkw/JT7930NZqzI/s400/DSC05059.JPG.jpg" /></a> Burada da sürekli, yüzmeyin anlamına gelen ikiye çatılmış kırmızı bayraklar var. Arap denizinde yüzmek için yanlış zamanda gelmişiz. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042853171629506"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bDBk1fDcI/AAAAAAAAFhc/jPDOFFEmoN4/s400/DSC04713.JPG.jpg" /></a>Sezonun ortası ama deniz çok dalgalı. Bizimle aynı anda Agonda plajına giden <a href="http://ajisabi.blogspot.com/">Sabi</a>’den öğrendiğime göre biz gittiğimizde sütliman olan Agonda da aynı şekilde deli dalgalıymış.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438724602270002"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-grEU1fETI/AAAAAAAAFpw/GOdPmKhQdx8/s400/DSC05208.JPG.jpg" /></a> Demek ki bu bölgede yüzmek istiyorsan Aralık ayı bitmeden gelmek lazımmış. Varkala’nın bir artısı da yaş ortalamasının Kovalam’dan epey düşük olması.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043879668813634"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bD9U1fD0I/AAAAAAAAFkg/k8R_jGQncgE/s400/DSC05018.JPG.jpg" /></a>(Kovalam’da yaş ortalaması 50 civarındaydı, ve insanın hem göz zevkini, hem moralini bozucuydu)<br />Akşamüstü bizi istasyondan getiren rikşacının bahsettiği tapınaktaki filli ayini görmek için köye gittik. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043656330514146"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bDwU1fDuI/AAAAAAAAFjw/q-b0iI0D2yU/s400/DSC04958.JPG.jpg" /></a>Köyün içindeki dörtyol ağzında toplanmış insanlardan birine, ortada bir aksiyon olmadığından neyi beklediklerini sordum. Yollardan birini işaret ederek “Filleri bekliyoruz” dedi.<br />Sanskritçe yazılı bir pankartın üzerindeki tarihlerden tahmin ettiğimize göre bugün Kerala Festivali gibi bir şeyin son günüymüş. Köyün içindeki tapınağın önü geçit töreni için süslenmişti.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043072214961682"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bDOU1fDhI/AAAAAAAAFiE/yFMM3m3EHDY/s400/DSC04778.JPG.jpg" /></a> Bu arada iki kişi yolun üzerine çatılmış dallara piramit şeklinde, çiçeklerle süslü bir sepeti asmaya çalışıyorlardı. Bir halata bağlı olan sepet asıldıktan sonra ortaya çıkan gariban kılıklı bir adam kenardaki davulcuların vurduğu hızlı ritmle sepetin altında dans etmeye başladı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438179141423186"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-gqkk1fEFI/AAAAAAAAFn8/_f-Rjqe6-Bo/s400/DSC04797.JPG.jpg" /></a><br />Arada gidip elindeki sopayla sepete vurmaya çalışıyor, sepetin bağlı olduğu ipi elinde tutan, ipi asılıp sepeti kaçırıyordu.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R-lhW01fEqI/AAAAAAAAFts/1L2WCvheQyU/s1600-h/DSC04798.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R-lhW01fEqI/AAAAAAAAFts/1L2WCvheQyU/s400/DSC04798.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5181779891034460834" border="0" /></a> Yolun iki yanındaki birer kişi de önlerindeki leğenin içindeki safran rengi suyu tas tas dans eden adamın üzerine atıyorlardı. İşin en garip yanı bu kadar atraksiyon ve izleyen kalabalığa karşın yol trafiğe kapanmamıştı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043218243849794"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bDW01fDkI/AAAAAAAAFic/YJl1r4n1J58/s400/DSC04826.JPG.jpg" /></a><br />Arabalar kalabalığı yararak dans eden adamın yanından geçip yollarına devam ediyorlardı. Davulların ritmi gittikçe hızlandı, su atanlar da ritme uyarak hızlandılar, adamın dansı iyice sapıttı, sepet parçalanmaya başladı. Biz sıkıldık, köyün kahvesinden çay alıp bir taşa oturduk, filleri beklemeye devam ettik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043166704242226"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bDT01fDjI/AAAAAAAAFiU/wzKCMhVkx-k/s400/DSC04822.JPG.jpg" /></a><br />Bir köylü çocuk kalem istedi, verince diğer çocuklar etrafımızı çevirdi. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438226386063458"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-gqnU1fEGI/AAAAAAAAFoE/Y_bDVH-8lzU/s400/DSC04841.JPG.jpg" /></a>Zaten dağıtmak niyetiyle getirdiğimiz kalemleri ve dutyfree’den aldığımız bonbonları bitirdik. (O kalemleri dağıtan represantlar eşantiyonlarının şimdi nerelerde, kimlerin elinde olduğunu bilseler).<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R-oN001fErI/AAAAAAAAFt0/s-Mm5Ty7DZs/s1600-h/DSC04829.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R-oN001fErI/AAAAAAAAFt0/s-Mm5Ty7DZs/s400/DSC04829.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5181969522430513842" border="0" /></a>Bu arada kalabalığın içinde down sendromlu bir Hintli vardı. Daha önce hiç görmemiştim, burada seyrek görülüyor sanırım. Bütün down sendromlular gibi kendinden çok emin ve neşeliydi. Sepete vuran adamla epey karşılıklı göbek attı, turist kadınlarla dans etti, dansın ötesine geçmeye çalıştı, vs.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043119459601954"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bDRE1fDiI/AAAAAAAAFiM/kDkZfQwPPXc/s400/DSC04812.JPG.jpg" /></a><br />Tam gitsek mi acaba diye düşünürken köyün ucundan müzik duyulmaya başlandı. Sese doğru yürüyünce Bombay’daki benzeri kırmızı üniformalı bir orkestranın başını çektiği korteji gördük. Orkestranın arkasından beş tane süslü, kocaman fil üzerlerinde binicileriyle yavaşl yavaş yürüyorlardı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043299848228450"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bDbk1fDmI/AAAAAAAAFis/u7SRjqSLF8I/s400/DSC04868.JPG.jpg" /></a> Köylüler evlerinin kapılarına adak niyetine muz ananas vs koymuşlar, fillere sunuyorlardı. Filler her kapıya uğrayıp sunulan zerzevatı yiyerek yürüdüklerinden konvoy epey yavaş hareket ediyordu.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438286515605618"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-gqq01fEHI/AAAAAAAAFoM/VtfxbnQwjx4/s400/DSC04871.JPG.jpg" /></a> Fillerin ardından arkasında üç kocamana hareketli ve sesli kaplan maketinin yer aldığı kamyon,<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043390042541698"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bDg01fDoI/AAAAAAAAFi8/gaKwHb-ei-k/s400/DSC04900.JPG.jpg" /></a> sonra çıplak davulcular, borucular,<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181718099339973154"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-kpKE1fEiI/AAAAAAAAFsg/Q4iiwD3UR7k/s400/DSC04957.JPG.jpg" /></a> onların arkasında zenne kıyafeti giymiş erkek dansçılar,<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043450172083858"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bDkU1fDpI/AAAAAAAAFjI/MpM54nS7lDc/s400/DSC04908.JPG.jpg" /></a> onun arkasında gagalı fil maskesi takmış, kağıttan şeritlerden oluşan etekli bir adamın garip ürkünç danslar yaptığı başka bir kamyonet,<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043527481495218"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bDo01fDrI/AAAAAAAAFjY/aST7gDC5qPY/s400/DSC04923.JPG.jpg" /></a> onun arkasında bir takım daha çıplak davulcu, onların arkasında da bitmez bir enerji ve neşeyle çalıp dans eden zilciler vardı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438381004886162"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-gqwU1fEJI/AAAAAAAAFoc/iR3hWt4Q0Cw/s400/DSC04919.JPG.jpg" /></a> 8-10 kişilik bu grup her dansın sonunda bir an durduktan sonra aniden senkronize bir şekilde yeni bir dansa ve ritme giriyorlardı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043488826789538"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bDmk1fDqI/AAAAAAAAFjQ/O85U2r4gaJI/s400/DSC04918.JPG.jpg" /></a><br />O kadar uzun süre ve o kadar zevkle dansettiler ki yanlarından ayrılamadım. Karanlık bastırdığından fotoğraf makinası ile ancak bu kadar video çekebildim.<br /><object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-9a1a5dbf3c7b5b7b" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqgAAAOF-u9WtopylwZ9XHAqIS4SVwBJbVShi-OjGQ9mcdRKTg1hzlenxUhv8-aedapwTVCdkMw7nd6OdvpICl6LIhgT4aCeQBHpuDdYsiaJnNey7FrbCfM4Yc9w36-fATwpTsJsJzT12r0XmNFuQ7hMx7OyOOd0cDhCGMRDj3hseTAL00vJh1vecaZtw1YzS1563Fs6imkB9Rxb4QPkxfjMBiPHgr2frY9riPYwByWGpJIkK%26sigh%3DkgOVQbUiHaZpEA_6-uh4oPgbQtw%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;nogvlm=1&amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D9a1a5dbf3c7b5b7b%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DF92s7NQ_YmF0s8pLRCKqvXmQ7D4&amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"> <param name="bgcolor" value="#FFFFFF"> <embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqgAAAOF-u9WtopylwZ9XHAqIS4SVwBJbVShi-OjGQ9mcdRKTg1hzlenxUhv8-aedapwTVCdkMw7nd6OdvpICl6LIhgT4aCeQBHpuDdYsiaJnNey7FrbCfM4Yc9w36-fATwpTsJsJzT12r0XmNFuQ7hMx7OyOOd0cDhCGMRDj3hseTAL00vJh1vecaZtw1YzS1563Fs6imkB9Rxb4QPkxfjMBiPHgr2frY9riPYwByWGpJIkK%26sigh%3DkgOVQbUiHaZpEA_6-uh4oPgbQtw%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;nogvlm=1&amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D9a1a5dbf3c7b5b7b%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DF92s7NQ_YmF0s8pLRCKqvXmQ7D4&amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object> <br />Kortej yavaş yavaş ilerleyip tapınağın bahçesine girdi, ellerinde çaydaçıra mumları tutan çocukların çönünden geçip tapınağın etrafında çalıp söyleyerek tur atmaya başladı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043613380841170"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bDt01fDtI/AAAAAAAAFjo/RRfzpnmVtz0/s400/DSC04933.JPG.jpg" /></a> Bir süre izledikten sonra başka numara olmayacağına kanaat getirip rikşaya atlayıp sahile döndük.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438423954559138"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-gqy01fEKI/AAAAAAAAFok/17LezsHg4oQ/s400/DSC04942.JPG.jpg" /></a><br />Bizim otelden sahile çıkan patikaya sağlı sollu yerleşmiş olan bezcilere sabah söz vermiştik, zira otele her giriş çıkışımızda illa da bişey alın diye ısrar ediyor, sonra bakcaz deyince de “Promise?(Söz mü?)” diyorlar.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044639878025282"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bEpk1fEEI/AAAAAAAAFmk/5vPkaaSxoWk/s400/DSC05400.JPG.jpg" /></a> Neyse akşam serinliğinde üşüdüğümden ben bir gömlek aldım, Neşe’de bir çanta ve plaj bezi(aynı zamanda çift kişilik pike olarak kullanılacak) aldı. Hepsine 1200 istediler, 600’e anlaştık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181718365627945586"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-kpZk1fEnI/AAAAAAAAFtM/JLVSUkLGjJ8/s400/DSC05401.JPG.jpg" /></a> Fiyat bilmeyince pazarlık etmek de zor. Gerçek fiyatı öğrenmenin bir zahmetli, bir kolay yolu var. Zahmetli yol için diyelim ki satıcı 100 diyor, sen de 10 veriyorsun, O düşe düşe 35’e kadar iniyor, sen 20den yukarı çıkmıyorsun, en sonunda sinirlenip işin peşini bırakıyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438904990896482"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-grO01fEWI/AAAAAAAAFqI/HATG_ZTErmk/s400/DSC05395.JPG.jpg" /></a><br />Artık fiyat hakkında bir fikir edinmiş oluduğundan, mundar olmuş satıcıyı bırakıp başka bir tezgahtan aynı malı 30’a alıyorsun. Ben daha zahmetsiz yolu seçtim, internet kafeden kendi siteme girip iki sene önce Bombay’da gömleklere ne kadar verdiğimize baktım, 70’erden almışız.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044386474954754"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bEa01fEAI/AAAAAAAAFmE/o5yGdEgo-o0/s400/DSC05311.JPG.jpg" /></a> Bunu öğrendikten sonra ne kadar 250-300 deseler de bir anlamı kalmıyor, “Ohooo, ben aynısını Bombay’dan 70’e aldım, uçağım da oradan kalkıyor” deyince bütün dirençleri kırılıyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438947940569458"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-grRU1fEXI/AAAAAAAAFqQ/PLegzSWh3zE/s400/DSC05443.JPG.jpg" /></a> Burası nispeten daha turistik bir bölge olduğundan fazla da zorlamayıp gömlek-pantolon türü şeyleri genelde 100 rupi (3YTL)den aldık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181718232483959362"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-kpR01fEkI/AAAAAAAAFsw/NvUA7eFFXpo/s400/DSC05308.JPG.jpg" /></a><br />Birer milkşeyk içip odaya döndük ama yakında bir yerde canlı müzik var, bayağı da iyi söylüyorlar. Kalktım giyinip gittim. Arkalarda bir otel açıkbüfeli konser düzenlemiş, giriş 200 rupiymiş ama büfenin de, konserin de sonu geldiğinden bilet almadan girdim.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043669215416050"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bDxE1fDvI/AAAAAAAAFj4/EikqN7jXq8Y/s400/DSC04969.JPG.jpg" /></a> Fena çalmıyorlardı, turisttan çok yerli vardı, arkadaki havuzbaşına da kapalı devre yayın yapıyorlardı. Konserde bir bira içeyim dedim, baktım cebimdeki 300 rupiyi düşürmüşüm, ara ara bulamadım, kös kös otele döndüm. Yattıktan sonra müzik kesildi ama bu sefer patlamalar, sanki hemen yanımızdaki açık hava sinemasında Ayhan Işık filmi oynuyormuş gibi gürültüler gelmeye başladı. Gecenin ikisinde dayanamadım kalkıp tekrar giyinip çıktım. Sesleri takip edip köyün içine doğru yürüdüm, ama ortalıkta hiç kimse yoktu, köy yoları zifiri karanlıktı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044008517832562"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bEE01fD3I/AAAAAAAAFk4/gmbZ7tiufAE/s400/DSC05061.JPG.jpg" /></a> Birden, salak gibi yanıma aldığım bel kemerimi kaptırsam içindeki makine ve pasaportlarla birlikte neredeyse bütün paramızı kaybedeceğimizi fark edince geri döndüm, sahile kestirmeden çıkayım dedim. Karanlık ıssız çıkmaz sokaklarda kayboldum.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438956530504066"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-grR01fEYI/AAAAAAAAFqY/6wVBioLBVYU/s400/DSC05537.JPG.jpg" /></a> Allahtan bir pansiyonun verandasında yere oturmuş esrar içen bir çifte rastladım, sahile nasıl çıkacağımı sordum, kız karışık bir tarif verdi, el fenerimin olmadığını da öğrenince içine sinmedi, sağolsun beni el feneriyle epey götürdü.<br />Ayrılırken “Nerelisiniz?” dedim. “İsrael” dedi<br />Sabah otelin önündeki Kerala House Cafe’de kahvaltı ettik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043007790452226"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bDKk1fDgI/AAAAAAAAFh8/RG0F-peUfl0/s400/DSC04768.JPG.jpg" /></a> Burası merdivenle çıkılan yüksek çardakları, güleryüzlü personeli ve diğer restoranlardan bariz ucuz fiyatları ile favori mekanımız oldu. Ayrıca her sabah düzenli olarak Özcan Deniz çalıyorlar (‘Yattığın yer halı olaydı’ gibi bir parçasından sampling yapmışlar, muhetemelen Budabar CD’si, sormadım).<br />Menüde peynirli tost 30, peynirli sandviç 40 yazıyordu, ne fark olabileceğini merak edip birer tane söyledim. İkisi de aynıymış, sadece sandviç ikiye bölünmüş.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043729344958210"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bD0k1fDwI/AAAAAAAAFkA/q3mpmS505I8/s400/DSC04994.JPG.jpg" /></a> Diğer sabahlarda tost söyleyip kendimiz bıçakla sandviç yaparak 10 rupi tasarruf ettik. Büyük demlikte sütlü çay 25 rupi.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181718408577618562"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-kpcE1fEoI/AAAAAAAAFtU/hGpq2Qpgvg4/s400/DSC05604.JPG.jpg" /></a><br />Arkamızdaki masada oturan Gora ile sohbet ettik, Kalküta’lıymış. O bana Kalküta’dan, orada çalıştığı sokak çocuklarına yardım vakfından bahsetti, ben de kendisine adaşı Gora filminin sinopsisini anlattım. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181042891826335186"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bDD01fDdI/AAAAAAAAFhk/jkHA3xKxQmg/s400/DSC04742.JPG.jpg" /></a>İlk defa Hindistan’ın Güney’ine geliyormuş, çok beğenmiş. Kalküta’dan farklı olarak fakirlik, sokak kları vs yokmuş. Dilleri tamamen farklı kökenden geliyormuş, ve İngilizce dışında anlaşamıyorlarmış. Bizim sokak çocukları vakfının başında pedagoji okumuş bir sokak çocuğunun bulunduğunu anlattım, çok etkilendi.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043780884565778"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bD3k1fDxI/AAAAAAAAFkI/0sIvhkOnPkU/s400/DSC04995.JPG.jpg" /></a><br />Kahvaltıdan sonra şöyle bir denize girip çıkıp plajın sol tarafına doğru yürüdük. En sondaki Marine Resort’un önü avlulu odalarını beğendim, otelci de 600’e indi ama Neşe çanta toplamaya üşendi. Kafesinde oturduk ginger tea (zencefil çaıy,25), ananas suyu(40) içtik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043935503388498"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bEAk1fD1I/AAAAAAAAFko/Mbp77HgSGiw/s400/DSC05053.JPG.jpg" /></a> Varkala’da deniz seviyesindeki tek kafe ve otel burası. Dönüşte hediyelikçi Hacı Eşref’in dükkanına girdik bana kolları kıvrılan safari gömlek, Neşe’ye bluz aldık(Bu sefer din kardeşiyiz diye pazarlıkla ikisi 250)<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044081532276626"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bEJE1fD5I/AAAAAAAAFlI/eqBMD1kRjn4/s400/DSC05071.JPG.jpg" /></a><br />Sahilde yoga dersi vardı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438969415405970"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-grSk1fEZI/AAAAAAAAFqg/Up8OVU1THJY/s400/DSC05579.JPG.jpg" /></a>Odaya dönüp balkonda kitap okuduk. Komşu balkonda Fransız bir çift var. Kızın söylediğine göre kardeşmiler ama kız zencioğlan beyaz. Kızın adı Sofi’ymiş. Bize ayurvedik masajı ve ilaçları övdü. İçerden aldığı kremleri getirdi geldi. Yüz için, topuk için vs. bir sürü Himalaya marka krem almış, hele bir antiseptik krem varmış ki her şeye iyi geliyormuş.<br />Masajlar çok rahatlatıcıymış, hem rejuvenating denenden hem de dhara denen alına yağ akıtma işinden yaptırmış. <a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ayurvedaresortindia.com/images/shirodhara1.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.ayurvedaresortindia.com/images/shirodhara1.jpg" alt="" border="0" /></a>Dhara uykusuzluğa çok iyi geliyormuş.<br />Kerala ayurveda’nın anavatanı. Her köşebaşında ayurvedik tıp merkezi var. Memleketimizde meslektaşım (ve branşdaşım) Dr. Ender Saraç’ın meşhur ettiği ayurveda, anladığım kadarıyla bitki özleri ve yağlarıyla tedavi prensibine dayanıyormuş.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.indianholiday.com/india-photo-gallery/images/kerala/images/kerala16.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.indianholiday.com/india-photo-gallery/images/kerala/images/kerala16.jpg" alt="" border="0" /></a> Biz de Sofi’nin gazıyla bir iki yere gidip Neşe’nin boyun fıtığı için bir şey yapıp yapamayacaklarını sorduk, fiyat aldık.<br />Bu rejuvenating denen masaj iki saate yakın sürüyor, ve iki kişi yapıyormuş, 1200 rupiymiş(36YTL). Biraz can yakıyormuş.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.indianholiday.com/india-photo-gallery/images/kerala/images/kerala22.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.indianholiday.com/india-photo-gallery/images/kerala/images/kerala22.jpg" alt="" border="0" /></a> Normal ayurvedik masaj 1 saat 600, Dhara denen 40 dakika alına sıcak yağ akıtma da 800’müş. Her merkezin bir doktoru var, ve ücretsiz konsültasyon yapıyorlar.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.dkimages.com/discover/previews/994/50188765.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.dkimages.com/discover/previews/994/50188765.JPG" alt="" border="0" /></a> İlk girdiğimiz yerde kendini doktor olarak tanıtan kumaş pantolonlu gözlüklüyü hiç gözüm tutmadı, bence doktor falan değildi.<br />İkincide Bindu adında gözleri parlayan, çok tatlı, genç bir hanım vardı. Söylediğine 5,5 yıl ayurvedik tıp fakültesinde okumuş, ayurvedik doktoruymuş. <a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044433719595026"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bEdk1fEBI/AAAAAAAAFmM/nDSpReftscQ/s400/DSC05347.JPG.jpg" /></a>Tanıyı o koyuyor, ne yapılacağını söylüyor, masör ve masözleri yapıyormuş. Bindu’yu çok sevdik ama kişi başı 1200 rupiden hiç indirim yapmadı. Komşu Sofi’nin gittiği, Lonely Planet’ın da tavsiye ettiği sahildeki bir merkezde ise randevuyla gelen doktor muayeneden sonra, ancak 2-3 hafta sürekli masaj yapılırsa bir fayda sağlanabileceğini söyledi.<br />O kadar vaktimiz olmadığından normal bir masaj ve boyun bölgesine de sıcak otlar sarılmış bezle ekstra masaj yaptırmak konusunda anlaştık. <a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.indianholiday.com/india-photo-gallery/images/kerala/images/kerala14.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.indianholiday.com/india-photo-gallery/images/kerala/images/kerala14.jpg" alt="" border="0" /></a><br />Aslında kişi başı 500+300 imiş, biz iki kişi 1100 rupiye anlaştık. Yine de burası için çok deli paralar bunlar, eninde sonunda bu işin maliyeti 50 rupilik yağ ve aylığı 2000 rupi olan masörün 1 saatlik ücreti. Odalar dolu olduğundan erte güne (Lütfü Akad nedense hep böyle diyor) randevu verdiler. Akşam Banya Tree Kafe’deki balıkları beğendiğimizden oraya oturduk.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5181718275433632338"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R-kpUU1fElI/AAAAAAAAFs8/y108bMrTzeI/s400/DSC05337.JPG.jpg" /></a> Ben Barraküda (150) Neşe 5 Tiger Prawn (Bir nevi jumbo karides 200) yedik, patatesler ve 3 birayla 660 hesap geldi(20 lira).<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438982300307874"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-grTU1fEaI/AAAAAAAAFqo/3PWWu8G0tiA/s400/DSC05586.JPG.jpg" /></a> Burada gün çabucak geçiveriyor,<br />Neşe "Servis yavaş olduğundan” dedi.<br />Yemekten sonra internet kafede Can’la buluştuk, çok neşeliydi.<br />Aysel Gürel ölmüş, “helal olsun, neşeli yaşadı” dedik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181043810949336866"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bD5U1fDyI/AAAAAAAAFkQ/RCgB6fNQftQ/s400/DSC05008.JPG.jpg" /></a><br />Tekrarlanmasından korktuğumdan, bir polise dün geceki gürültülerin ne olduğunu sordum. Tapınakta şenlik mi ne varmış. Sonradan okuduğuma göre bu bölgede ibadet (belki de kötü ruhları kovmak) için gürültülü patlamalar yapmak adeti varmış. Basbayağı fişekler, barutlu patlangaçlar kullanıyorlarmış. Ben de her gece her gece havai fişek gösterisi mi oluyor diyordum. Gece rahat geçti, gerçekten sinek yoktu.<br />Sabah tostlarımızı yedikten sonra masaja gittik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181439051019784626"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-grXU1fEbI/AAAAAAAAFqw/81Tts5vJs8o/s400/DSC05601.JPG.jpg" /></a> Soyunup yüksek bir masaya yatıyorsun, fazla bastırmadan saçlarından başlayarak hertarını güzelcene yağla ovuyorlar. Benim uykum geldi, pek bir şey anlamadım. Ayrıca her masaj salonunda masajı kim yapıyor sorusuna karşılık motto şeklinde söyledikleri “Man to man , woman to woman” olayından da hiç hazzetmedim, masaj işini kapattık.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.himalayantours.com/large%20photo/Ayurvedic-treatment.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.himalayantours.com/large%20photo/Ayurvedic-treatment.jpg" alt="" border="0" /></a> Sofi’nin dediğine göre masajdan sonra iki saat içki içmemek gerekiyormuş( diş dolgusu gibi), biz de odada biraz dinlendikten sonra plaja indik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438617228087570"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-gq-E1fERI/AAAAAAAAFpg/54MhoEqWTfw/s400/DSC05179.JPG.jpg" /></a> Denizde ıslanıp güneşlendik. Şezlong 100, şemsiye 150, cesur insanların dalgaya binmesi için ufak bord 50 rupiymiş. Bir ara bütün cankurtaranlar panik yapıp düdük öttürmeye kollarını havada savurarak denizdekileri geri çağırmaya başladılar, ama kimse ırgalanmıyordu. N’ooluyor diye gidip sordum, deniz sertleşmiş de ondanmış. Akşam yine Kerala Coffe House’da yedik.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044566863581234"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bElU1fEDI/AAAAAAAAFmc/gAq95QJgiRg/s400/DSC05367.JPG.jpg" /></a> Neşe Mahi Mahi (Dorado da deniyor. Tristan’dan Kontiki’ye, tüm okyanus geçenlerin yakalayıp yedikleri ve ballandıra ballandıra anlattıkları bu balığı ilk kez yedik, lezzetine hayran kaldık. (150 r)<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438849156321618"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-grLk1fEVI/AAAAAAAAFqA/9iVeJ4DRtj4/s400/DSC05354.JPG.jpg" /></a> Ben körili yengeç masala ile pilav yedim. Patates ve biralarla 560 hesap geldi. Otelci Anu’nun kayıt yaparken bu restoran için verdiği indirim kuponlarını aradım bulamadım.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181718326973239906"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-kpXU1fEmI/AAAAAAAAFtE/49uB_uF-sYM/s400/DSC05352.JPG.jpg" /></a> Garsona söyleyince kupon olmadan da % 10 indirim yaptı. Yemekten sonra yine internete girdik. İnanılır gibi değil, İzmir’e kar yağmış. İzmir’le buranın arasındaki sıcaklık farkı ne kadar fazla olursa tatil o kadar tatlı oluyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044511029006370"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bEiE1fECI/AAAAAAAAFmU/ExYb-bU0GZY/s400/DSC05350.JPG.jpg" /></a><br />Gece balkonda Sprite rom ile kitap okuduk.<br />Sabah havaalanından aldığımız broşürlerden okuyup merak ettiğimiz Kappil Beach’e gimeye karar verdik. LP’de hiç bahsi geçmediğinden sakin bir yer olacağını düşündük.<br />köyün içine kadar yürüyüp epey bekledikten sonra bir rikşa bulduk. 18 kilometreymiş, gidiş geliş 150 rupi'ye anlaştık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438454019330242"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-gq0k1fEMI/AAAAAAAAFo0/y_nTh_tOeio/s400/DSC05110.JPG.jpg" /></a> Yolda bir müslüman mezarlığı görüp durmasını isteyince suratsız şöför müslüman olduğumuzu öğrendi, ve yüzünde güller açtı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044098712145826"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bEKE1fD6I/AAAAAAAAFlQ/L2AqVFnPv4A/s400/DSC05107.JPG.jpg" /></a> Bir köyün içinden geçerken evine uğradı, bizi annesi ve kardeşleriyle tanıştırdı.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044167431622594"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-bEOE1fD8I/AAAAAAAAFlg/5HyVWMIYhhg/s400/DSC05157.JPG.jpg" /></a>Evin avlusundaki kuyudan su çekip, ne kadar tatlı olduğunu göstermek için illa da bana içirdi. Neme lazım dedim, ufak bir yudum aldım.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044180316524498"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-bEO01fD9I/AAAAAAAAFls/4NdPN_ZO-bo/s400/DSC05166.JPG.jpg" /></a><br />Kappil plajı terkedilmiş bir yermiş. İkisi de kapalı olan bir otel ve bir tekne kulübü dışında turistik bir atraksiyon yoktu. aslında plaj da yoktu,<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044107302080434"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bEKk1fD7I/AAAAAAAAFlY/fVP5ofA9pOA/s400/DSC05118.JPG.jpg" /></a> kayalık bir kıyıydı, ama backwater denen tatlı sular Dalyan'daki gibi denizin hemen yanında paralel uzanıyordu.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181438548508610802"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-gq6E1fEPI/AAAAAAAAFpM/GWdyzccKBPk/s400/DSC05126.JPG.jpg" /></a> Fazla oyalanmadan geri döndük. Yol üzerindeki köyler sakin, güzel ve fakirdi.Duvarlarda orak-çekiçler vardı.<img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-gq601fEQI/AAAAAAAAFpY/Gj9hCvxmmJM/s400/DSC05144.JPG.jpg" /><br />Kappil dönüşü sağ taraftaki ufak plaja yürüdük.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044223266197474"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-bERU1fD-I/AAAAAAAAFl0/zMzgGbBPICs/s400/DSC05234.JPG.jpg" /></a> Burası daha sakinmiş, ama dalga aynı şiddette devam ediyor.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181044330640379890"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-bEXk1fD_I/AAAAAAAAFl8/oW737G2vdQI/s400/DSC05258.JPG.jpg" /></a><br />Sabah otelciyle hesabı kestikten sonra Kollam kentine gitmek üzere Varkala'dan ayrıldık. Çevirdiğimiz rikşacı normalde 30-40 rupi tutacak yola 80 rupi istedi. Söylediğine göre grev ve nümayiş varmış, yola çıkmak çok tehlikeliymiş.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181439072494621138"><img src="http://lh6.google.com/drborabilgin/R-grYk1fEdI/AAAAAAAAFrA/uaRFUVaC3H8/s400/DSC05632.JPG.jpg" /></a> Ben tabii ki inanmadım, "Hadi len" anlamına gelen şeyler söyledim, karşılıklı kendi dillerimizde küfrederek ayrıldık.<br />Çevirdiğimiz diğer rikşacılar da aynı şeyi söyleyince içime şüphe düştü. En sonunda birisiyle 60 rupiye anlaştık. Yolda rikşanın yakıtı bitince şöför koltuğunun altından yedek tüpü çıkartıp değiştirdi.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181718425757487762"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-kpdE1fEpI/AAAAAAAAFtc/Z2Gl_Z8nJZo/s400/DSC05637.JPG.jpg" /></a>Benzinle çalışanlarda da genelde yarım litrelik su şişesi içinde yedek yakıt ! oluyor.<br />Gerçekten de köyün içine girmden alternatif ters bir yönden istasyona vardık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181439128329196018"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R-grb01fEfI/AAAAAAAAFrQ/vJ1wYOcRRaI/s400/DSC05726.JPG.jpg" /></a> Tren saatine epey vakit olduğundan Neşe istasyonda çantaların başında oturdu, ben etrafı gezdim, çeşmeden su doldurdum, fotoğraf çektim.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181439119739261410"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-grbU1fEeI/AAAAAAAAFrI/fH3kaORfXfM/s400/DSC05674.JPG.jpg" /></a><br />Trende sleeper class yine tenhaydı. Geçen sefer kondüktör görmeden trenden inmiş, verdiğimiz bilet parasını yakmıştık, bu kez kontrol oldu.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181439154098999810"><img src="http://lh5.google.com/drborabilgin/R-grdU1fEgI/AAAAAAAAFrY/XhRDSERViE8/s400/DSC05732.JPG.jpg" /></a><br />45 dakikada Kollam kentine vardık.<a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5181439184163770898"><img src="http://lh4.google.com/drborabilgin/R-grfE1fEhI/AAAAAAAAFrg/gm1nS5q_iNc/s400/DSC05745.JPG.jpg" /></a> Burası house boatların kalktığı merkezlerden biri. Niyetimiz sabah için bir tekne ayarlamak ve su yollarında dolaşmak.<br /><a href="http://picasaweb.google.com/drborabilgin/KERALA/photo#5176262277332212194"><img src="http://lh3.google.com/drborabilgin/R9XHHcCkGeI/AAAAAAAAFT0/u4bwu6S29nY/s400/DSC06803.JPG.jpg" /></a><br /><span style="color: rgb(0, 204, 204); font-style: italic;"><br />(Masaj fotoğrafları alıntıdır)</span>ssbbnoreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-15415120.post-87021405729088255492008-03-14T22:07:00.014+02:002008-03-16T22:47:53.997+02:00<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5176262187137898962"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9XHCMCkGdI/AAAAAAAAFTs/gO7D2h7XTUA/s400/DSC06472.JPG" /></a><br /><span style="font-size:180%;"><span style="font-family:arial;">HİNDİSTAN-KERALA I</span><br /><span style="font-family:arial;">Thiruvananthapuram>Cochin<br />Şubat 2008</span></span><br /><br /><object height="80" width="300"><param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/kSoBTZG5SX/aus=false/"><param name="wmode" value="transparent"><embed src="http://media.imeem.com/m/kSoBTZG5SX/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="80" width="300"></embed></object><br />Hayat çok garip: Türkiye’den Dubai’ye alışverişe giden emekli öğretmen hanımlar, ve Hindistan'dan Dubai’ye çalışmaya giden Kerala’lı gençler (Belçika’da sadece Afyon Emirdağ’lılar bulunması misali arap ülkelerinde de sadece Kerala’lı Hintliler çalışıyormuş) sayesinde Türkiye ile Hindistan’ın taa en Güney ucundaki Kerala arasında, sevgili Airarabia sayesinde ucuz bir havayolu köprüsü kuruldu. Biz de Airarabia’nın sitesini kurcalarken bulduğum, daha önce adını duymadığım Thiruvananthapuram’a bu köprüden geçerek uçtuk, Cochin’den(Kochi) döndük.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9r7QMCkHNI/AAAAAAAAFb8/86lJu1qfNBA/s1600-h/web_reference_map_for_kerala_state_india.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9r7QMCkHNI/AAAAAAAAFb8/86lJu1qfNBA/s400/web_reference_map_for_kerala_state_india.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177726977144265938" border="0" /></a>Sabiha Gökçen Havalimanı’nda geçen seferki Airarabia uçuşumuzdakinden daha fazla insan vardı. Dağıstan Havayolları da buradan uçmaya başlamış. Gece 2 de Mahaçkale uçuşu vardı.<br />Bizim uçuş da hesapta 1 40’ta idi ama 20 dk rötarla biz de 2 yi bulduk. Neşe, İzmir’den getirdiğimiz Skol’lerin de etkisiyle uçak saatine kadar köşe koltukta uyudu.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692381182696050"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rbycCkGnI/AAAAAAAAFWc/7suvhb-qPUI/s400/DSC04259.JPG" /></a><br />Ben de kitap okudum, yolcularla sohbet ettim.<br />Hacı Abi Dağıstan’da Volvo iş makinelerinin yedek parçasını satıyormuş. İş için gelmiş, tek tük Türkçe kelime biliyordu. Dağıstan’a 2 saatlik yolculuk 550 dolarmış. Bu havaalanından, hele bu saatteki uçuş için çok pahalı geldi bana.<br />Uçağa sıvıyla binmek yasak olduğundan can havliyle bitirmeye çalıştığım Skol’lerden ikram ettim, içmedi.<br /><a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692394067597954"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rbzMCkGoI/AAAAAAAAFWk/avfrwz1jWSM/s400/DSC04277.JPG" /></a><br />Hacı gidince bizim uçağı bekleyenlerden Mehmet’le sohbet ettik. O da Goa’dan demir ithal ediyormuş. Dubai’de de bürosu varmış. Sabah Dubai’deki bürosuna gidiyor, akşama kadar işlerini halledip gece Bombay uçağına yetişiyormuş. Airarabia’nın uçuşlarından sonra mı böyle bir iş planı yaptığını sordum, daha öncedenmiş. İşine bu kadar uygun ve ucuz uçuş bulması büyük şans doğrusu. (Mehmet Skol’e yardım etti).<br />Uçuş Airarabia'nın olmasına karşın uçağın üzerinde Freebird yazıyordu.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9r8SMCkHOI/AAAAAAAAFcE/3rwtvfamfvU/s1600-h/DSC04281.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9r8SMCkHOI/AAAAAAAAFcE/3rwtvfamfvU/s400/DSC04281.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177728111015632098" border="0" /></a>2 saat farkı ile 3,5 saatte, sabah 7 30’da Sharjah’a vardık. 4 saat beklememiz var. Ben hiç uykumu açmadan bekleme salonunda yere örtümü serip uyumaya devam ettim.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692411247467154"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rb0MCkGpI/AAAAAAAAFWs/MrDi8M1Opm8/s400/DSC04284.JPG" /></a> Neşe uyandırdı, son anda gidip 11 deki uçağa yetiştik. Duty free’den bir Captain Morgan siyah rom aldım(12,6 USD). Yanıma Müslüman bir Hintli, Habibullah düştü. Baktım konuşmaya çok teşne bir iki cevap verdikten sonra muhabbeti açmadığından müzik yayını henüz başlamamasına rağmen yanımda getirdiğim kulaklıkları takıp Lütfü Akad’ın anılarına daldım,O da uyudu.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R92HW8CkHVI/AAAAAAAAFdQ/zIZe9Y5WPLg/s1600-h/DSC04302.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R92HW8CkHVI/AAAAAAAAFdQ/zIZe9Y5WPLg/s400/DSC04302.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178443974689693010" border="0" /></a> Neşe de yol boyu uyudu. Hosteslerden birisi şarkıcı Nez’e benziyordu, pilotlar zırt pırt kokpitten çıkıp asılıyorlardı. Yaş itibarıyla ikinci pilot olduğunu tahmin ettiğim sakallı daha şanslı gözüküyordu.<br />1,5 saat farkı, 4 saatlik uçuşla saat 16 30da Thiruvananthapuram’a indik. Yol boyu sürekli uyuduğumuzdan yaklaşık 24 saattir yolda olmamıza karşın yol pek koymadı. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692419837401762"><img src="http://lh5.google.co.uk/drborabilgin/R9rb0sCkGqI/AAAAAAAAFW0/vF2qEaKsjBc/s400/DSC04288.JPG" /></a><br />Uçaktan inerken karşı sırada oturan adamın beline koyduğu kazağı unuttuğunu fark ettim, adamın tipini bildiğimden alayım da vereyim yazık dedim. Otobüste birini benzetip vereyim dedim, o değilmiş. Bagaj sırasında bakındım göremedim, ben de banta koydum, bagajlarla birlikte 3-4 tur döndü, kimse almadı. Ben de geri aldım, güzel bir kazak olduğundan kayıp bürosuna vermeye kıyamayıp, çantaya attım.<br />Havaalanındaki turizm bürosundan Kerala’ya ait haritalar ve broşürler aldık, ayrıca ben yola çıkacağımız gün sızlamaya başlayınca başıma iş açmasın diye söktürüp yeniden yaptırdığım diş dolgumu daha uçaktan inmeden kırdığımdan dişçilerin adreslerini istedik. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692454197140162"><img src="http://lh5.google.co.uk/drborabilgin/R9rb2sCkGsI/AAAAAAAAFXE/nT2-wxk1UYg/s400/DSC04329.JPG" /></a>Bilgisayardan çıkartıp verdi. Bilgisayarı açınca heyecanla<br />“Linux mu kullanıyorsunuz” dedim.<br />Yola çıkmadan okuduğum kadarıyla Kerala komünist parti tarafından yönetilen, Hindistan’ın refahı ve eğitimi en yüksek eyaletiymiş ve geçen yıl kamu kurumlarında Microsoft ürünlerinin kullanımını yasaklamış. Böyle bir şeye cüret eden dünyadaki tek yönetim olduğu için de internette Kerala diye aratınca hep bu haberler çıkıyor.<br />Adam gülerek” Yok Windows” dedi.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692501441780434"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rb5cCkGtI/AAAAAAAAFXM/fms6Y-maZAA/s400/DSC04334.JPG" /></a><br />Mümkün mertebe üzerimizi soyunup havalanından çıkınca İstanbul’da beni üşüten pantolon aniden yakmaya başladı. Daha önce Google Earth’den gördüğümüz kadarıyla havaalanı denize sıfır, ana binadan plaja varmak en fazla 15-20 dk sürer, ama hem yakındaki plaj pek güzel olmadığından, hem de çantalarla yürümek istemediğimizden, hava kararmadan yer bulmak için prepaid taksiye bindik,<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692557276355298"><img src="http://lh5.google.co.uk/drborabilgin/R9rb8sCkGuI/AAAAAAAAFXU/ZPXFM6A2N3A/s400/DSC04338.JPG" /></a> “Çek, Kovalam Beach” dedik (375rupi; 1USD=39, 1Euro=58 rupi, 1 lira yaklaşık 32 rupi). Yalınayak şöför “Hangisine ?” diye sordu. <a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9sBqsCkHQI/AAAAAAAAFcU/6Yexfx6f63c/s1600-h/DSC04358.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9sBqsCkHQI/AAAAAAAAFcU/6Yexfx6f63c/s400/DSC04358.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177734029480566018" border="0" /></a>Yine Google Earth’ten Kovalam’ın yan yana üç plajdan oluştuğunu gördüğümüzden en beğendiğimiz Light House’a gitmeye karar verdik.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692600226028274"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rb_MCkGvI/AAAAAAAAFXc/L8ZvcwgibPk/s400/DSC04350.JPG" /></a> Kovalam plajı aslında bizim rotamızın dışında, biraz Güney’de kalıyor, (Planmız Hindistan’ın en Güney ucundaki Thiruvananthapuram’dan yavaş yavaş dönüş uçağımızın kalkacağı, yaklaşık 250 km Kuzey’deki Cochin kentine çıkmak) ama çok meşhur olduğundan buraya kadar gelmişken önce onu görelim dedik, esas niyetimiz Varkala Plajında vakit geçirmek.<br />Önce para bozdurmak istediğimi söyledim (havaalanı kuru çok düşük olduğundan içerde bozdurmamıştım), bir köye uğrayıp 50 dolar bozdurduk).<br />Ligt House plajı küçük bir plaj, köşesinde adını aldığı beyaz deniz feneri var.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177711347758275778"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rtCcCkHMI/AAAAAAAAFbs/EefuVx7i1bw/s400/DSC04420.JPG" /></a>Taksi plajın biraz üzerinde kaldı. Sırasıyla otelleri gezdim, plaja bakan güzel odalar genelde 1000 rupiden başlıyor. Zaten akşam olduğundan Orion otelin plaja bakan zemin katında karar kıldım(450r)<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5176261293784701282"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9XGOMCkGWI/AAAAAAAAFSw/i0cHCIlKjMI/s400/DSC04708.JPG" /></a><br />Resepsiyoncu pasaportu görünce “A burada 2 aydır kalan bir türk var”dedi, dolaşmaya çıkmış.<br />Çantaları odaya bırakıp sahilde şöyle bir yürüdük, Kuşadası’nı andırdı bana. Sahildeki restoranlar kapılarının önüne balık ve deniz mahsüllerini sergiliyorlar.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9r9NcCkHPI/AAAAAAAAFcM/w9QZNLs7qWs/s1600-h/DSC04411.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9r9NcCkHPI/AAAAAAAAFcM/w9QZNLs7qWs/s400/DSC04411.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177729128922881266" border="0" /></a><br />Bugün 14 Şubat olduğundan güzel bir restoran aradık, Volga Restoranı beğendik. Kapı önünden büyük bir Redsnapper(Mercan), bir kalamar, devasa jumbo karidesler seçtik. (her biri 250r) <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692673240472338"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rcDcCkGxI/AAAAAAAAFXs/bEKzQz9lKf4/s400/DSC04385.JPG" /></a>Kalamarı türk usulü sossuz tava, diğerlerini tereyağ-sarımsak sosu ile ızgara yaptırdık. Hindistanda sossuz ızgara, tandır olmuyor. Balığı seçtikten sonra menüdeki 8-10 çeşit sostan hangisiyle istediğini soruyorlar. Körili sosları seçersen balık tadı pek alınmadığından biz genelde tereyağ-sarımsak –lime(bir çeşit ufak kokulu yeşil limon) sosunu tercih ediyoruz. Seyahatimiz boyunca çok çeşitli ve güzel balıklar yedik ama yine de döndükten sonra Mordoğan’da yediğimiz levrek ızgaradan bir çatal alınca bizim balıkların tadının hint balıklarına bin basacağına karar verdik.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692634585766658"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rcBMCkGwI/AAAAAAAAFXk/98aWkpdsC7o/s400/DSC04379.JPG" /></a> Yabancıların bizim taze balığı sadece zeytinyağı ile ızgarada pişirip sossuz servis etmemize şaşmalarını ve hayran kalmalarının sebebini de anladım.(Poşe lafını da araya sokuşturabilseydim Arman Kırım’ın elit uslubunu yakalayacaktım)<br />Bol patates kızartması ve 3 büyük bira ile( Bu bölgede bira denince 650 lik King Fisher anlaşılıyor. Güzel bir bira, 3 tane içince 2 litre ediyor ve bizim akşamlık ölçümüz oluyor) 1150 rupi (35 lira) hesap geldi. Bakkaldan çikolata, beedie, soğuk su alıp odaya döndük, saat 9 da sızdık. Sivrisinek vardı, ama 12 saat uyumuşuz.<br />Sabah kalktığımızda balkonumuzun önünü piyasa olmuş bulduk, meyve salatası hazırlayan kadınlar, çay-kahveciler, seyyar satıcılar, turister…<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692720485112610"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rcGMCkGyI/AAAAAAAAFX0/Cbs1XRNFNaQ/s400/DSC04397.JPG" /></a><br />Birer sütlü çayla son kalan börekleri yedikten sonra denize bir daldım çıktım, deli dalga var. Sri Lanka tecrübesinden sonra dizimi geçen yere gitmedim ama yine de dalga geldiğinde su insan boyuna yükseliyor.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692759139818290"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rcIcCkGzI/AAAAAAAAFYA/uaepe8YcXiY/s400/DSC04424.JPG" /></a> Yandaki plaja kadar yürüdük, orada da iş yoktu, lüks bir otel vardı. Denizde Kore'li kızlar çığlık çığlığa dalgalarla oynuyorlardı.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692784909622082"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9rcJ8CkG0I/AAAAAAAAFYI/xaa0TMD35kY/s400/DSC04440.JPG" /></a> Her iki plajda da yüzülmemesi konusunda uyarı tabelaları ve cankurtaranlar vardı, <a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9sCLMCkHRI/AAAAAAAAFcc/zwO677NPJfY/s1600-h/DSC04455.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9sCLMCkHRI/AAAAAAAAFcc/zwO677NPJfY/s400/DSC04455.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177734587826314514" border="0" /></a>zira burada dalganın gelirken çarpmasından başka giderken çekmesi de oluyormuş. Hiç kimse belini geçen derinliğe gitmiyor. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692896578771810"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rcQcCkG2I/AAAAAAAAFYY/YQnXMb9NPzc/s400/DSC04450.JPG" /></a><br />Kovalam’dan ayrılmaya karar verdik, otele dönerken arka dar sokaklardan geçtik. Yolcu getirmiş dönen bir rikşacıya (bizim triportörün insan taşıyanı, tuktuk) Trivandrum’a (Thiruvananthapuram’a İngilizlerin taktığı ad, ben de böyle yazacağım artık, her seferinde kopyala yapıştır zor oluyor) kaça gideceğini sordum, 100 rupiye razı oldu.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692939528444786"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9rcS8CkG3I/AAAAAAAAFYg/loayT2BWbNQ/s400/DSC04456.JPG" /></a> Daha önce taksi durağındakiler 250 istemişlerdi. Biz rikşacı Kennan ile konuşurken duraktakiler sinirlendi, Kennan bizi arkasına atıp kaçtı. Daha çantaları toplayacağımızdan otelden ayrılmamıza en az 1 saat var dedik, olsun ben beklerim dedi. Otele yakın bir köşede indik, ama epey uzakmış.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9sDa8CkHTI/AAAAAAAAFcs/slR5pssUWFA/s1600-h/DSC04458.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/__wpjdLo-yUs/R9sDa8CkHTI/AAAAAAAAFcs/slR5pssUWFA/s400/DSC04458.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177735957920881970" border="0" /></a> Otele varınca resepsiyoncuya çıkacağımızı söyledim, ve sabah yürüyüşe gittiğini söylediği türkün dönüp dönmediğini sordum. “Döndüler, üst kattalar deyince Neşe çantaları toplarken ben de son kalan iki poğaçayı peçeteye sarıp tanışmaya gittim. Resepsiyoncu 2 aydır kalıyorlar dediğinden<br />saç sakal birbirine karışmış gençten birini beklerken balkonda kitap okuyan emekli albay görüntüsünde bir abi ve eşiyle karşılaştım. Kendimi tanıttım, Neşe de geldi, balkonlarında oturduk. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177692973888183170"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9rcU8CkG4I/AAAAAAAAFYo/c4HABlOuirQ/s400/DSC04464.JPG" /></a>Alkan Abi uzunyol kaptanlığından emekliymiş. Aslen Lübnan’lı olan ve Gana’da doğan eşi Tina ile birlikte 26 yıl gemilerde çalışarak gezmişler. Emekli olalı beri de sürekli geziyorlarmış. Alanya ve İstanbul’da evleri varmış, ama Kah Kuzey Amerika’da kah Uzakdoğuda turluyorlarmış. Çocukları yokmuş. Birikimleriyle yatırım yapmışlar, o da batmamış, emekli maaşını destekleyip geziyorlarmış. Alkan abi 70 yaşının üzerinde olmasına karşın çok dinçlerdi. Bizim emeklilik hayallerimizi gerçekleştiren birlerine rastlamak çok heyecan verici oldu. 2 ay önce Airarabia ile Trivandrum’a gelip, direk Orion otele yerleşmişler. İlk başlarda yüksek sezon olduğundan 2000 rupiye kalıyorlarmış, fiyat gittikçe düşüp 1250 olmuş. Odayı hiç boşaltmadan çevre kentleri gezip geliyorlarmış.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693016837856146"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rcXcCkG5I/AAAAAAAAFYw/ye7FNDyyWbA/s400/DSC04467.JPG" /></a> Onlar da haftaya dönüyorlarmış.(Aslında resepsiyoncu benden üst kat için 1000 istemişti, ama fiyatı çok önemsemiyorlardı, ben de söylemedim) İyi tatiller dileyip ayrıldık. Çantaları sırtlanıp daha yakından binebileceğimiz halde, söz verdik diye Kennan’la sözleştiğimiz yere yürüdük. İyi ki de yürümüşüz, 100 rupi(3lira) için bir saattir bekliyormuş. Kalp hastasıymış,dal bloğu varmış. Direksiyona astığı ufak kese kağıtlarından öğlen içeceği ilaçları içtikten sonra yola çıktık.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693055492561826"><img src="http://lh5.google.co.uk/drborabilgin/R9rcZsCkG6I/AAAAAAAAFY4/Lni8UjZbqfU/s400/DSC04471.JPG" /></a> Yolda Varkala’ya kaça gidersin dedim. 55 kilometrelik yol için 500’e kadar indi. Trivandrum’da epey otel dolaştık, Rajiv Gandi’nin karısı politik bir toplantı için kentteymiş, yandaşları bütün otelleri doldurmuş. En sonunda istasyona yakın Boban otele yerleştik, banyolu TV li oda 450. Odaya yerleşip istasyona giderken yoldaki Western Union şubesinden 200 dolar bozdurduk(1 dolar 39 rupi).<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693089852300210"><img src="http://lh5.google.co.uk/drborabilgin/R9rcbsCkG7I/AAAAAAAAFZA/35PTtMzbOnU/s400/DSC04484.JPG" /></a> Sabah için Varkalaya 2. sınıf sleeper bilet aldık(2x47r).<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693214406351842"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9rci8CkG-I/AAAAAAAAFZY/j_Od4vh3FXE/s400/DSC04494.JPG" /></a> Burada turistler için ayrı gişe yokmuş, “Tüm hatlar için tüm sınıflar” gişelerinde epey sıra bekledik.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693167161711570"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rcgMCkG9I/AAAAAAAAFZQ/dX21nDwEPF4/s400/DSC04489.JPG" /></a> İstasyonun karşısında spiral şeklinde bir bina dikkatimi çekti, girip baktık restoranmış. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693407679880258"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rcuMCkHEI/AAAAAAAAFaI/zQgO9m14hrE/s400/DSC04529.JPG" /></a>Bizdeki katlı otoparklar gibi, arabaların çıktığı dönen yola masalar koymuşlar, ortada asansörün olduğu yerde de lavabo var. Dış duvarda cam yerine üçgen delikler püfür püfür esiyor.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693253061057522"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rclMCkG_I/AAAAAAAAFZg/gfzaeGGjQ_0/s400/DSC04495.JPG" /></a> Ben masala dosa yedim. Aslında ne olduğunu hakkında hiçbir fikrim yoktu, yemekten önce gelen Hindistan cevizli ve körili sebze soslarını yemek sandım. Meğer ince yufka ekmeği içinde patates pancar ezmesiymiş. (15r). Neşe de beef masala(körili biftek,20) ve veg biryani(sebzeli pilav,20 ) söyledi. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693278830861314"><img src="http://lh5.google.co.uk/drborabilgin/R9rcmsCkHAI/AAAAAAAAFZo/wQXUNh3_SxY/s400/DSC04506.JPG" /></a>Ananas ve üzüm suyu ile birlikte 85 rupi hesap geldi. Üzüm suyu siyah kokulu üzümdendi, ananastan daha güzeldi. Yemekten sonra midemiz bir döndü, bağırsaklarımız guruldadı, sonra kaderine boyun eğip sustu. Bir daha da rahatsızlık çekmedik, hiç ishal olmadık.<br />Restorandan çıkınca Tina Hanımın methettiği Puta Palas müzesine gidelim dedik. Bindiğimiz rikşacı bir iki kişiye yol sorduktan sonra bizi hiç ilgisiz bir binanın önünde burası diye bıraktı. Bıraktığı yerin müze olmadığı belliydi ama yanında hastane olduğundan itiraz etmeden inip hastanede diş doktoru olup olmadığını sorduk, yokmuş. Bir büfeden muz aldık(tanesi 1,5 r)<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693132801973186"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rceMCkG8I/AAAAAAAAFZI/ka3vXIrQp2I/s400/DSC04486.JPG" /></a>Yürüyerek müzeyi bulduk. 150 yıllık eski bir bina, yapımı 10 yıl sürmüş, bittikten sonra 1 yıl kullanılmış, sonra sahibi ölünce kapatılmış. 10 yıl önce tekrar açılmış. Dış duvarında bu bina 1. derece tarihi eserdir zarar veren hapsi boylar gibi tehdit içeren bir yazı var. Adam başı 30 rupi verip girdik, ayakkabılarımızı çıkarttırıp bizi bir avluya aldılar, rehbersiz dolaşmak yasakmış. 10 kişi kadar olunca turunu bitiren bir rehber bizi aldı, konağın odalarını süratle, hızlı hızlı konuşarak gezdirdi. Adam boyundan uzun eski tüfekler, Murano aynaları, Bohemya kristalleri, yağlıboya tablolar vardı ama hepsi toz içinde perişandı.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5176262496375544338"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9XHUMCkGhI/AAAAAAAAFUM/23IMntDJyo8/s400/DSC07187.JPG" /></a> Tina Hanımın söylediği gibi, içindekiler yaramaz ama bina güzeldi. Bütün tavanlar ince ahşap işçiliğiyle süslenmişti.<br />(Girişte kamera için 100 rupi istediklerinden fotoğraf çekmedim, üstteki fotoğraf başka bir ev)<br />Haremdeki kadınların gezmesi için ahşap kafesli uzun koridorlar, kafesten dışarıya bakmak için at kafası şeklinde küçük pencereler vardı. Pencereleri öyle hizalamışlar ki 50 metre uzaktaki pencereyi üç pencerenin içinden görebiliyorsun. Hızlandırılmış turun sonunda rehber maaşının 1700 rupi olduğunu söyleyerek bahşişlerimizi beklediğini söyledi. En umut bağladığı biz dahil (başka yabancı yoktu) kimse beş kuruş vermedi. Hem fırça ata ata askeri disiplinle gezdir, hem de bahşiş iste akıl alır gibi değil!<br /><br />Çıkışta kavun ve ananas suları içtik(2x15)<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693351845305394"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9rcq8CkHDI/AAAAAAAAFaA/9_58rptATzM/s400/DSC04525.JPG" /></a><br />Otele dönüp biraz uyumaya çalıştık, ama Gandi taraftarları arabalara doluşmuş, bayrak sallayıp, camdan sarkarak epey şamata yapıyorladı. Akşamüstü tekrar dışarı çıktık. Bu sefer şehir merkezine doğru yürümeye başladık. Ara sokakta bir dişçi tabelası görünce hemen içeri girdim. Tabeladaki kapanma saati 18’e beş vardı, dış kapıdan girince kimseyi göremedim. Ayakkabılarımı çıkartıp muayenehanenin içine girince arkada ellerini yıkamakta olan yalınayak dişhekimini gördüm. Kendimi tanıtıp yakınmamı söyledim. Hemen oturtup baktı, dolgunun bir kısımı kırılıp düşmüş , bunakarşın kalan kısmı da çiğnememe izin vermeyecek kadar ağrı yapıyordu. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693450629553250"><img src="http://lh5.google.co.uk/drborabilgin/R9rcwsCkHGI/AAAAAAAAFaY/aZ8uteL7tCQ/s400/DSC04539.JPG" /></a>Doktor dolgunun biraz yüksek olduğunu söyledi ve palyatif bir çözüm olarak üzerini traşladı. Üzerime bir havlu örtüp aynı Türkiye’deki mavi kağıtları çiğnetti, frezeyle fazlalığı aldı. Hassasiyetine faydası olmasa da çiğneme açısından nispeten rahatladım. Borcumu sordum 100 rupi (3 lira) aldı.<br />Dişçiden çıktığımızda hava kararmak üzereydi.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693523643997346"><img src="http://lh6.google.co.uk/drborabilgin/R9rc08CkHKI/AAAAAAAAFa8/CLcc57Jj8uk/s400/DSC04585.JPG" /></a> Merkeze doğru gittik ama pek bir atraksiyon yoktu. İş çıkış saati olduğundan otobüs durakları insan kaynıyordu. Kalabalık azalsın diye internet kafeye ve bir giyim mağazasına girdik.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693459219487858"><img src="http://lh3.google.co.uk/drborabilgin/R9rcxMCkHHI/AAAAAAAAFak/pPKGqXi5Jhc/s400/DSC04544.JPG" /></a> Çıktığımızda sokaklar sakinlemişti ama hava da iyice kararmıştı. Kokuları takip ederek balık pazarını bulduk. Kadınlar mum ışığında balık satmaya çalışıyorlardı. Balıkçıların bizim gibi turistlere balık satma çabasını anlayamıyorum, kocaman bir çiğ balığı alıp ne yapacağımızı düşünüyorlar acaba. <a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693480694324370"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rcycCkHJI/AAAAAAAAFa0/gmlfTqRRZq0/s400/DSC04572.JPG" /></a><br />Spiral kafeyi işleten İndian Cafe'nin şehirdeki diğer şubesini bulduk, oturduk. Aynı yelpaze kafalı garsonlar aynı menüyle hizmet ediyorlardı. Ben koyun kavurmalı omlet, Neşe tavuk biryani, bol meyve suyu ve ikişer ananaslı dondurmayla 140 rupi hesap ödedik.<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693467809422466"><img src="http://lh5.google.co.uk/drborabilgin/R9rcxsCkHII/AAAAAAAAFas/zZiL6C8t_OM/s400/DSC04558.JPG" /></a> Odaya dönerken plajda sıkıntı olabilir diye Western Union şubesine bir daha uğrayalım biraz daha para bozduralım dedim.Dükkan kapanmış ama dar sokağın hemen karşısındaki evde oturuyormuş sahibesi kadın. Oğlu eve davet etti, oturma odalarında 100 euro daha bozdurduk. (1 euro=58r).<a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693532233931954"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rc1cCkHLI/AAAAAAAAFbE/H6DV7u8-F0Y/s400/DSC04592.JPG" /></a> Otelde resepsiyondan biraz buz istedim. Bizim yok ama isterseniz alıp geleyim dedi komi.Bir kola (25) alıp buz için de 30 rupi verdim. Odada Cuba Libre yapıp Discovery Channel ve hint filmleri izledik. Benim kışlık göbek tam Hint jönü kıvamına gelmiş, eksiği var fazlası yok!<br /><a href="http://picasaweb.google.co.uk/drborabilgin/KERALA/photo#5177693308895632418"><img src="http://lh4.google.co.uk/drborabilgin/R9rcocCkHCI/AAAAAAAAFZ4/HcjijeGkwmY/s400/DSC04509.JPG" /></a><br /><span style="font-size:130%;"><span style="font-style: italic; color: rgb(255, 153, 0);font-family:arial;" ><br />En baştaki fotoğraf; <span style="font-size:180%;"><a href="http://arsiv.sabah.com.tr/2004/09/11/cp/hob105-20040829-102.html">House Boat </a></span>ile gecelemeli tekne turu,<br />yakında burada.</span></span>